Bursa Hakimiyet

Dudaklar yeşil, kalpler lacivert

Volkan Şen: "Futbolcunun hayali, Fenerbahçe'de oynamaktır. Başkanıma Fenerbahçe'ye gitmek istediğimi söylemiştim"
Ozan Tufan:
"Menajerime hayalim olan Fenerbahçe'de oynamak istediğimi söyledim. Hayalimi gerçekleştirdiğimi düşünüyorum"
Bursaspor'un büyük emekler vererek yetiştirdiği 2 isim bunlar.
Haklı veya haksız nedenlerle birden ortaya çıkıp terk ettiler gemiyi. Haziran veya temmuzda değil, tam lig başlarken.
Kasten arkadan vurur gibi.
Hele Volkan Şen, kendisini ikinci defa adam eden Bursaspor'u, Süper Kupa öncesi resmen ortada bıraktı.
"Ne halin varsa gör" der gibi.
"Bursaspor'un bende bir hakkı yok ki" diye haykırır gibi.
Aslında futbolda fazla duygusallığa yer yok ama, yine de bir hak hukuk geçiyor aklın bir köşesinden.
Futbolun bir gerçeği bu.
Bir gerçek daha var;
Bu futbolcuları (Diğerleri için de geçerli) zaman zaman uyarmış, tenkit etmiştik. Yaptıkları hatalar ile ilgili. Gerçeklerin kapatılmasını isteyenler, futbolcuları korumak adına Sosyal Medya'da bizlere küfürlerle "Bursaspor düşmanlığı" gibi yakıştırmalar yapmıştı.
Alın size tokat gibi cevap.
Formayı öpenlerin o sırada "Fener-Fener" diye atan kalplerini ibretle dinleyin.
Bizler yine buradayız. Gerçekleri yine yazmaya devam edeceğiz. Bizim kalplerimiz,"Fener-Fener" diye değil, "Bursa-Bursa" diye atıyor.
Hiçbir çıkar gözetmeden.
Klavye delikanlıları, öğrenin artık bu alemi. Görün artık hayat gerçeğini.
Bunlar için birbirimizi kırıp dökmeye değmez.