Bursa Hakimiyet

En temizi Kupa kaldı

Bu rezillik ve kirlilik ortamında kala kala en temizi, en dirisi, 2012 Ziraat Türkiye Kupası kaldı.
Burada kavga yok, ırkçılık yok, adam ve takım kayırma yok, pislikleri halı altına süpürme yok. Şoförü kaçan ve ortada kalan takım otobüsü yok. Play off'u, play out'u, finalin finali, klasman grubu hiç yok.
Brüt değil, net ve kemiksiz.
En azından böyle geldik ve finale dayandık.
Bursaspor olarak bir kez daha başımız dik. UEFA, Türk takımlarına yaptırım uygularsa, herhalde Bursaspor bunların dışında kalacaktır.
Gurur duymamak mümkün mü?
Şu Süper Final'lere bakın:
Birinde, futbolcusu, taraftarı, yöneticisi, antrenörü, tercümanı olduğu gibi olayların içinde. Kimin kime vurduğu belli değil. İşler "Fenerbahçe-Galatasaray maçını iptal edin, harp çıkar"a kadar geldi. Adalet sağlanmaz, suç ve suçlular için bir şekilde uygun kılıflar aranırsa, o zaman herkes bir şekilde kendi adaletini uygulama yoluna girecektir.
Futbol artık bu hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir.
Diğerinde ise, Bursaspor birinci olursa Avrupa'ya gidiş maçı oynanmayacak. Yani  bir nevi, haybeye kürek çekme.
"Süper Final"ler tam bir "Süper rezaletler"e dönüştü.
Türk futbolu idari, teknik ve asayiş yönünden hiç bu kadar karmaşa ve açmazın içine düşmemişti. Bütün suçu Mehmet Ali Aydınlar'a ve Yıldırım Demirören'e yıkmamak lazım. Onlara yol verenler de  baş suçlu değil mi?

U-15 VE BURUL'A TEBRİKLER

Bursaspor, U-15 Coca Cola Akademi Ligi'nde Fenerbahçe'ye 3-1 yenilmesine rağmen çok iyi bir futbol oynamıştı.  Maçın ardından gençlerin antrenörü Yılmaz Burul'u aradım ve "Çocuklara helal olsun" dedim. Bu skor, asla maçın hakkı değildi. Daha sonra aynı takım, Nike Premier Cup Türkiye Şampiyonası finalinde Fenerbahçe'yi bu defa 3-0'la geçti ve Avrupa'ya gitti.
Oradan da şampiyonlukla döndü.
Gerçekten önemli bir başarı bu.
Bursaspor U-15 ve Burul'a bir kez daha tebrikler. Çünkü Yılmaz Burul, bunu hep yapıyor.