Bursa Hakimiyet

Enes yine oyuna girmeyecek mi?

Coşkuydu, yorgunluktu" derken beraberlikleri otomatiğe bağladı Bursaspor.
Doğrusu Lig'in iyileri arasında olan 2 takımın keyif vermesi beklenen mücadelesinden böylesine bir oyun ve skor çıkacağı pek akla gelmezdi.
Hele hele ligin en az gol yiyen, bir başka deyişle çok zor gol yiyen Başakşehir'e karşı sadece Fernandao ile yüklenmek de pek aklımıza gelmezdi.
O Fernandao da, genelde orta sahada ve taç çizgisinde top taşıma ihalesini almış gibiyse, gol için "Bir başka bahar" demek en doğrusuydu. Ancak burada, "Enes yine oyuna girmeyecek mi?" sorusunu da akla getirmemek mümkün değil. 
Solda Bakambu'nun etkisizliğine bu defa sağda Volkan da eklenince Bursaspor'un en güvendiği dağlara kar yağdı. Yani kanatlar uçuramadı. Hatta topla fazla oynama, 3-4 rakip arasına girme alışkanlığına dönüş yapan Volkan Şen sanki "Eski Volkan'ı tekrar hatırlayalım" der gibiydi. Eğer yorgunluksa, ayakta bu kadar top tutma niye?  
Hani Civellı ve Visca'nın direkten dönen şutları da olmasa, oyun da, seyreden de soğuktan buz kesecek.
Başakşehir de aynen Bursaspor gibi oyun kurmakta pek maharetli değildi ama, anlık tehlikelerde sahneye çıkan Serdar Aziz ve Civellı rakibe bir kaza golü fırsatı vermedi.
Bu görüntü içinde "Başakşehir'i neden yenemedik?" diyorsak, bu da bir kârdır.
En çok merak ettiğim de Holmen. Bu takımda en dinlenik o. Son dakikalarda oyuna girdi, kaleye öyle bir şut attı ki, az daha yukardan geçen uçağı vuracaktı. Bu nasıl zindelik anlayamadım.