Bursa Hakimiyet

Enes zinciri kırdı ama...

Batalla’nın bitirici pasını es geçmemek lazım ama, Enes bir anda Türkiye’nin gündemine oturdu.
Hem Bursaspor’u kurtardı hem de önünde zaten aralık olan kapıyı, ardına kadar açtı. Süper Lig için, ayağında bağlı bir zincir gibi duran,”Gençlik ve gol” ağırlığını kırıp, bir kenara atıverdi. Önemli bir başlangıç tecrübesi kazandı.
Artık yol onun.
Bu yolda, önden gidip çoğunlukla takla atanları iyi etüt etmesi ve nerelerde hatalar yaptıklarını çok iyi öğrenmesi, asla onlarınkini tekrar etmemesi lazım. Çok çalışmak kadar, bu yol haritası da ona gerekli.
Bir önemli konu daha var.
Bursa’dan bugüne kadar birçok yıldız adayı çıktı. Ancak, çoğu işin sonunu getiremedi. Nedenlerinden biri de, yakınlarının çok konuşması ve yıldız adayını, oraya buraya çekiştirip durmalarıydı. “Çok konuşan, çok bilen!” yakınlarının kurbanı oldu onlar.
Halbuki bu işin kanunu, yan yollara sapmadan çalışmak ve sadece çalışmak.
Aman Enes, sen bari doğru yoldan git, Bursa, Türkiye ve Avrupa’da uzun yıllar yıldızın parlasın.
Hepimizin özlemi bu.
PENALTIYA 48 SAAT YETMEDİ
Futbolumuzdaki ilkler arasına Lig TV’deki Maraton programı da katıldı. Gaziantep-Antalya maçındaki bir pozisyon için “Penaltı mı, değil mi?” tartışmasına 48 saat yetmedi. Neredeyse 3.güne sarkacak bu tartışmayı sonunda Şansal Büyüka kesti.
Şimdi sahadaki hakemi düşünün.
48 saniye bile düşünecek, tartışacak durumu yok. Anında verecek kararını.
Ancak, Cumartesi ve Pazar Maraton’unda Gaziantep-Antalya maçında ceza sahası içinde istem dışı ele değen ve yön değiştiren bir top için Hakan Şükür, Tümer Metin ve Merkus Merk bir türlü fikir birliğine varamadılar. Şükür “Penaltı değil”, Tümer “Penaltı”, Merk “Değil ama, verirse hakem kararına saygı duymak lazım” dedi. Pazartesi gecesine de sarkacağı belli olan bu pozisyon için sonunda, Şansal Büyüka,”Tamam artık bu kadar yeter” demek zorunda kaldı.
Tartışanlar, Milli Takım ve Türkiye’nin üst seviyedeki futbolcuları ile dünyanın en büyük hakemlerinden biri.
Ama, bir yerde birleşemediler.
Onun için sahada anında karar vermek zorunda kalan hakemlere asla kızmamak, işi anarşi boyutuna götürmemek lazım. Bu, futbolculara da, yöneticilere de, taraftarlara da bir kez daha ders olsun.