Bursa Hakimiyet

F.Bahçe düşmanlığının azalması mümkün mü?

Görünen köy kılavuz istemez.
Geçen haftaki yazımda, “Hapisten çıkıp kahvede dayılanmak” diye ikaz ederken, Fenerbahçe’nin Bursa maçında hakemi etkilemek için her şeyi yapacağının sinyallerini vermiştim.
Dediğim aynen çıktı.
Hapisten çıkan Aziz bey, koridorda dayılandı.
Hiç çekinmeden, yine kurallara, kanuna, düzene açıkça posta koydu.
İlk yarı iyi kötü dik durmaya çalışan hakem Tolga Özkalfa’nın önce kafasını sonra kimyasını bozdu. Ondan sonra Özkalfa da, Carson topa yükselirken pozisyonu, yardımcı hakemi ve Meireles’i göremedi veya görmek istemedi.
Çünkü aklı hala, soyunma odası koridorunda Aziz beyin koyduğu postadaydı.
Saracoğlu Stadı sanki Taksim’deki yılbaşı kutlamaları gibi. Çünkü ikisi de aynı kapıya çıkıyor.
Tacize uğramamak mümkün değil.
Demek ki bundan sonra kazanmanın yolu sahadan değil, soyunma odası koridorlarından geçecek. Oraya hakim olan maçı da kazanacak. Yönetmelikler değil, orman kanunu geçerli olacak. Cezayı yetkili organlar değil, mahkemede, hapiste gezinenler verecek.
Bu şartlarda Türkiye’de bir Süper Lig organizasyonu ve başında da bir TFF olduğunu iddia edebilir miyiz?
Yine bu şartlarda Fenerbahçe düşmanlığının azalmasını bekleyebilir miyiz?
MADALYONUN DİĞER YÜZÜ
Fenerbahçe maçında hakem hatasının payı büyük ama Bursaspor için de oynadığı futbol olarak olumlu bir şeyler düşünmek mümkün değil. Aziz Yıldırım olayında  topa pek girmeyen Hikmet Karaman bu maçta da aynen Antep’teki gibi sınıfta kaldı.
23.dakikada Emre’nin oyundan çıkması Fenerbahçe için büyük dezavantaj, Bursaspor için de orta sahayı kontrol altında tutabilme adına büyük fırsat değil miydi?
Geriye kalan 67 dakika bunu yapabildik mi?
Bursa’daki Elazığ ve Sivas maçlarını zorlana zorlana kazandık. Antep ve Kadıköy’de dağıldık. Girdiğimiz bu zorlu dönem için Bursasapor ümit vermiyor açıkçası. Hikmet Karaman antrenmanda marşlar çaldırıyor ama, 5-6 maç sonra Erkan Yolaç’ın İzmir marşı ile alt sıralara pike yaparsak ne olacak, onun adına merak ediyorum.