Bursa Hakimiyet

Gerçekler kimseyi rahatsız etmesin

İnsanın tepesi atıyor ama teknik adamı ve transferleri tenkit edince nedense kabahat hep bizde oluyor. Gerçekleri yazanlar  karıştırıcı, tribündekiler ise aile terbiyesi görmemiş damgası yiyor.
Bursaspor’da olaylara mantık çerçevesinde bakmayı bir türlü öğrenemedik.
Salı akşamı Olympiakos-Manchester United Şampiyonlar Ligi 2.tur maçında Yunan takımı 2-0 galip gelince, Bursaspor’un Avrupa serüvenleri bir kez daha geçti gözlerimin önünden. Ordan da bir şeyler beklemek hakkımız değil mi?
Olympiakos takımının değerine baktım, 65 milyon euro civarında. Bursaspor ile 5 aşağı 5 yukarı aynı seviyelerde. Ancak, başarıya baktığımızda Bursaspor’un seviyesini bile bulmak çok zor. Avrupa’da esamesi okunmuyor. 3 attığımız Twente’den göz göre göre 4 yiyoruz. PTT 1. Lig’de ortalarda zor tutunabilecek Voyvodina gelip tokat atabiliyor.
Güney Kıbrıs takımı Apoel FC, 2011-12 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kadar yükseldi ve onu ancak Real Madrid durdurabildi. Apoel’in takım değeri 24 milyon euroydu. UEFA puanı ise 34 bin.
Üstelik Güney Kıbrıs ve Yunanistan’da  mali kriz had safhada.  
Biz de çıkıp diyoruz ki,”Arkadaş bu kadar büyük ilgi, bu kadar büyük paralara yazık oluyor. Teknik adamlar ve yöneticiler yanlış yapıyor ki, Edirne’den çıkar çıkmaz kırık-dökük bisikletin bile altında kalıyoruz.”
İşte Kazım olayı.
Kapı kapı dolaşmış, kimseye yar olmamış Kazım’dan ne bekliyorsun da yılda 1 milyon 100 bin Euro veriyorsun ve bulunmaz hint kumaşı gibi  2017’ye kadar sözleşme yapıyorsun. Ondan sonra işe yaramayınca, ortalığı karıştırınca daha ilk sezonda kadro dışı bırakıyorsun.
Böyle olacağı belli olan bir olayda teknik adam ve yönetim suçlanmaz mı?
Bırakın Avrupa’yı, bizim ligde bile doğru dürüst bir futbol oynanmazsa teknik adam ve yönetim tenkit edilmez mi?
Gerçeklere göz göre göre sırt çevirirsek, aşırı fanatik olursak, hüsran kaçınılmaz olur. Apoel FC örneklerini vermeye de devam ederiz.