Bursa Hakimiyet

Günü ve parayı kurtarma

Sadece Passolig’e bağlamamak gerek. Bu şartlarda tribünlerin boşalması çok doğal.
Teknik adamlarımızın şu sözlerine bakın:
“Yenemiyorsan, yenilme.”
“Biz Gekas’ı, Gekas da bizi taşır.”
Türk futboluna devrim değil yeni bir moda hakim oldu:
“Günü kurtarma”
Süper Lig’de günü kurtarma uğruna futbol katledilirse niye gelsin seyirci?
Sıkıntıdan patlamak için üste para verilir mi?
Orta sahada yan pas, sonra kaleciye geri pas, bunun için onlarca kilometre yol gidilir gelinir, üste de 40-50 lira çıkma yapılır mı?
Enayi mi bu millet?
Onun için bomboş bu tribünler. Trabzon-Fenerbahçe maçında da tribünler dolmazsa hangi maçta dolacak?
Passolig’de eziyet var da, sahadaki futbolda yok mu?
Futbolcular ve teknik adamlar yalvarır hale geldi:
“Ne olur maça gelin, fedakarlık yapın, doldurun tribünleri.”
Peki sizler fedakarlık yapıyor musunuz? Ortaya bir ürün koyuyor musunuz?
Bu biraz da “Siz verin paraları, biz götürelim” olmuyor mu?
Sahadakiler artık bu zihniyetten vazgeçmeli. Futbolu futbol gibi oynamalı.
Gekas, Manisa’da değil de İzmir Kordonboyu’nda çay içerken bile gol atabiliyorsa, anlayın artık bu ligin halini.
Evet, futbolcular, teknik adamlar ve en son da Kulüpler Birliği.
İşte gerçekler ortada.
Avrupa’ya göre paralar çok yukarılarda ancak Avrupa’ya göre futbol ise çok aşağılarda. Dengeyi kuramazsanız bugünkü 3-5 bin kişiyi de bulamayacaksınız.