Bursa Hakimiyet

Halis muhlis OFSAAAYT

Bursaspor emekliler takımı gibi ama yine de içerden dışardan çapraz ateşle bitirdiler işini.
Josue, “Herkes gitti, ben niye kaldım” der gibi futbolu ve takımı sallamadan göz göre göre attırdı kendini. Durup dururken de dengeleri bozuverdi.
Ya yardımcı hakemler?
Biri Stoch’u giderken olmayan ofsayt ile durdurdu, diğeri 1 metre ofsayt Visca’ya gol için yol verdi.
Belli ki, Gümüşdağ-TFF yakınlığından etkilenmemek mümkün değil.
Bizim Federasyon üyeliği hikaye.
Önce tribünde sonra da sahada kaybettik. Yani dakika 2, gol 2.
Ancak bunları bir yana bırakırsak, Bursaspor’un durumu gerçekten içler acısı.
Bunu da görmemezlikten gelemeyiz. “O öyleydi, bu böyleydi” diye göklerde uçakla dolaştırdıklarımızı yerde ara ki bulasın. Pas hataları ile sürekli top kaybından orta saha tam anlamı ile iptal. Stoch ve Josue ile hücuma çıkmak hayal. Top alamayan Tom De Sutter de, mecburen geriye dönünce turizm bürosu arayan  turiste benzedi.
Bu şartlarda gol atmak ancak duran topla olurdu ve çalışmayan orta sahanın Bekir’i çok iyi bir zamanlama ile kafadan işi bitirdi.
Aslında Bursaspor kadar, Başakşehir de kötü olunca 1-1 maçın kaderiydi ama dedik ya, Josue ve hakemler getirdi mağlubiyeti.
Kaleci Mert’in de saati saatine uymuyor. “Hiç olmazsa o ayakta kalsa” diyoruz, büyük bir hata ile ileri çıkınca da golü içerde görüyoruz.
Neyse, geçen hafta Ertuğrul Sağlam “Daha 32 hafta var” diyordu.
Kaldı 31 hafta.