Bursa Hakimiyet

Harun bu defa Muslera'yı geçti

Kleopatra plajında tur teknesiyle bu defa konuk, ev sahibini gezdirdi.
Doğrusu Alanya beklemiyordu bunu.
Hele hele ilk buluşmada.
Ancak bir Harun faktörü var. Yaptığı müthiş kurtarışlarla Türk futbolunda hızla yükselen bir değer haline gelen Harun, son 2 haftada Bursaspor'a 4 puan kazandırdı. Yenilgi kelimesini sildi hafızalardan.
Osmanlı maçından sonra onu Muslera ile bir tutmuştuk.



Bu hafta ise geride bıraktı Uruguaylı kaleciyi. Çünkü Muslera bu defa Galatasaray'ı kurtaramadı ama, Harun Bursaspor'u yine kurtardı.
Yani Harun artık zirvede.
En büyük meziyeti de, mütevazı ve yuvasına düşkün oluşu. Şımarma, hoplama zıplama yapma ihtimali yok. Onun için bu formunu ve zirvedeki yerini koruma ihtimali çok fazla.
Onun yolu, istikrar yolu ile kesişiyor.
Peki her maçı Harun mu kurtaracak?
Gayet tabii hayır. Oyunu bir kişinin üzerine yıkmak büyük haksızlık. Onun için Bursaspor'un daha kolektif ve pozisyon yaratabilen bir takım olma zorunluluğu var.

İLK 10'A BİLE GİRMESİ ZOR


Fenerbahçe'de "İstifa" sesleri dalga dalga yayıldıkça, Aziz Yıldırım da dağıldıkça dağılıyor.
Her şeyi faul ama, son sözleri tam bir bitiş göstergesi:
"3 tane ahlaksız, şerefsiz yanımızda köpek gibi korkuyorlar. TV'de içiyorlar. Sizi sokağa çıkarmam. Çaycı, şoför müdür oldu. Gördüğüm her yerde gerekeni yaparım. Peşlerine düşerim. Herkesle hesaplaşacağım. Hukuksal veya başka türlü. Aday olan erkek gibi çıksın"
Bir kulübün başı bu hallere düştüyse, hatalar birbirini kovalıyorsa takımın da küme düşme yollarında turalaması gayet doğaldır.
Ancak her şeye rağmen biz yine iyimser olalım ve "Fenerbahçe ilk 10'a bile giremez" diyelim.
Ya Riekerink?
İlk haftadan beri kötü oynayan Galatasaray için "Seneye devler ligindeyiz" demişti.
Daha 3 gün geçmeden takla attı.
İte kaka gelen bir galibiyetle kendini devler liginde gören zihniyete iyi bir ders oldu.