Bursa Hakimiyet

Haydi Başkan bir daha

Başkanımızın başına gelenlerden, gerçekten çok üzüntülüyüz.
Hiç kimseye nasip olmayan ve art arda gelen bu başarıların keyfini bir türlü tam olarak çıkaramadı.
Mahkemeler, sürtüşmeler, hastalıklar zincirini kucağında taşıdı hep.
Kolay değil buna dayanmak, direnmek ve ayakta kalabilmek. Herkesin yapabileceği bir iş de değil. Fakat Başkan Yazıcı yaptı. Bir iki sefer,”Galiba bırakma zamanı geldi” dese bile yine direndi, yine yola devam etti.
Hani, “Tabanca bıçak bana oyuncak, idam sehpası salıncak” der gibi üstüne üstüne gitti.
Heyecanın, çekişmenin, hastalığın.
Buna ,”Atın ölümü, arpadan olsun” benzetmesi de yapabiliriz. Belki büyük başarılara rağmen yalnızlığa itilmenin hırsı ve intikamı için yaptı bu direnmeyi. Ancak, sağlıkta her şey bir yere kadar.
Başkan Yazıcı’nın Trabzon’da, Antalya’da olduğu gibi yine yürüyerek ve gülerek ortaya çıkacağına inanı-yoruz.
Haydi Başkan bir daha.
Biz seni gerçekten seviyoruz.
İSTİKRARIN ÖNEMİ
Futbolda istikrarın en önemli unsur olduğu bir kez daha çıktı ortaya.
Futbolcu için de, teknik adam için de, takım için de geçerli bir olay bu. En son örnek de teknik adamları ile birlikte Orduspor ve Karabük. Biri düştü, diğeri ise sallantıda. Hector Cuper’den sonra Mesut Bakkal da gitti.
Orduspor ilk yarının 6.haftasında üçüncü, 7.haftasında ikinci olunca yere göğe sığdırılamadı. Aynı şekilde Karabük de, deplasmanda Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzon’u yenince futbolcular ve Mesut Bakkal, medyada kral gibi gösterildi.
Hiç kimse demedi, Lig 2-3 maçlık galibiyetle bitmiyor ki. Hele büyük takımlara karşı özel motivasyon ile çıkıldığı, teknik adamın 2.planda kaldığı gerçeği de hep görmezlikten gelindi.
Sonunda takımlar da, teknik adamlar da istikrarsızlık engeline takıldılar.
Gerçekleri görmek çok önemli, havaya girmek veya havaya sokulmak ise çok tehlikeli.