Bursa Hakimiyet

Her sezon aynı senaryo

 “Bursaspor 3 senedir Avrupa’ya çıkıyor” diye seviniyoruz ve övünüyoruz.
Önce Şampiyonlar Ligi.
Sonra UEFA Ligi elemeleri.
Şimdi yine UEFA Ligi elemeleri.
Tamam da 3 senedir, “Madem Avrupa’ya çıkacağız. Şöyle etkili bir adam alalım da, biraz daha adam gibi çıkalım” dediği yok bu Bursaspor’un.
Sezon içinde takip etsin, işi bitirsin, yeni sezon hazırlıkları başlamadan Bursa’ya getirsin.
Ama, 1 milyon euro, ama 3 milyon euro.
Önemli olan, inanılan, etkili olabilecek 1 veya 2 yabancının yeni sezon hazırlıklarına takım ile birlikte başlayabilmesi.
Ancak ne gezer.
Haziran ayları transfer açısından bomboş geçiyor. Aynen takım gibi, yönetim ve Ertuğrul Sağlam da tatilde. Ne zaman hazırlıklar bitiyor, maçlar başlıyor, onun bunun tavsiye ettiği veya başkalarının bıraktıkları birer ikişer düşmeye başlıyor Bursa’ya.
Şampiyonlar Ligi bitiyor, santrfor alınıyor.
UEFA Ligi elemelerinin sonuna gelindiğinde cüzdanlar birden coşuyor.
Avrupa için sonuç ise, hüsran.
2012’nin haziran ayı, temmuz başlarındayız, yine aynı senaryo.
Doğru dürüst bir transfer yok. Hem menajerleri hem de kendisi ile “Bu son fasıldır ey ömrüm, ne kaparsak kârdır” turlarına çıkan Yattara demir atıyor Özlüce’ye.
Özlüce değil, sanki her şey dahil tatil köyü.
Allahaşkına Başkan Yazıcı ve Ertuğurul hoca;
Bu muydu, 2012 Haziran-Temmuz planlaması?
Suudi Arabistan’da bile dikiş tutturamayan Yattara’yı mı takip ettiniz koca sezon? Önce “Bize sunuldu ama ilgilenmedik” dediniz, sonra 4 elle sarıldınız, daha sonra da tam bir fiyasko ile adamın “Her şey dahil” tatilini sonlandırdınız.
Merak ediyorum, bu “Transfer yapamıyor, Avrupa’da başarılı olamıyor” takıntısı daha ne kadar devam edecek?