Bursa Hakimiyet

Herkes Sabri'nin üzerine oynadı, bizimkiler hariç

Günlerdir herkes dışarıda Sabri'nin üzerine oynadı, bir tek bizim sol kanat Aziz Behiç ve Emre içeride bunu başaramadı.
Sabri'ye yaptırdıkları asistlerle üstelik altında kaldı.
"Galatasaray'ı böylesine karmakarışık bir gününde yakalamısın insan faydalanmaz mı?" diye düşünmek yersiz, çünkü Bursaspor da karmakarışık.
Sonuçta 2 karışıktan, ortaya böyle karışık bir meyve çıktı.
Hem futbol hem de skor olarak.
Bursaspor bilhassa Ersel hocanın riske girip oynattığı Traore ile orta sahada canlılık yakalarken, rakip sahaya sık sık sarkma imkanı buldu. Buna, aynen Beşiktaş maçında olduğu gibi "Büyük takıma karşı oynama canlılığı" da eklenince, Galatasaray uzun süre bocaladı. Üstelik hakem Suat Arslanboğa'nın ev sahibi baskısı ve sürekli penaltı beklentilerine karşı direnmesi de büyük avantajdı.
İşte Bursaspor için kader, bu 60-65 dakikalık zaman içinde çizildi.
Topa sahip olup gezdirme üstünlüğünü ve kanatları da kullanma becerisini bilhassa Necid ve Cucak ile golle süsleyememe pahalıya patladı.
Sabri kendi sağından bir çıktı, Podolski bir vurdu, iş bitti. 
Sonlarda da arkası patır patır geldi.
Aslında bundan sonrası önemli. Osmanlıspor, Konya ve Mersin maçlarında dün geceki gibi "Özel hava" olmayacağına göre, kolay gol yeme alışkanlığı, yönetim ve teknik adam karmaşası,   Bursaspor'un başına daha büyük dertler açacak gibi.