Bursa Hakimiyet

Hoca nasıl gittiyse içenler de gitmeli

Bursaspor 17 Haziran’dan bu yana çok irtifa kaybetti.
“Şampiyon takımı, mahalle takımı yaptınız” diye bağıranlar, gerçekten yerden göğe haklı.
Amatör atletizm su sporları derneğiymiş gibi kulüpte bol paralı çakma görevler dağıtıldı.
Teknik adamla, herkesin ortasında kavgalar edildi, arkadan kulisler yapıldı. Teknik adam çıktı, “Tükürdüklerini yalarlar” dedi.
Kimseye haber vermeden, hangi kriterlere göre alındığı belli olmayan ve büyük bomba(!) olan transferler yapıldı. Ve bu bombalar(!) hemen Avrupa maçında oynatıldı. Arkasından sanki gazoz kapağı verilmiş gibi, “Yenileri alınır” gündeme geldi.
“Belediyeden sonra, kulüpte de mezarlıklar görevlisi varmış” dendi.
Her şeyden sorumlu üst düzey personel ve üst düzey futbolcu, meyhane muhabbeti misali Atatürk Stadı’nda yapılan sigara keyfi ile kader maçına çıktı. Ve bu kader maçına gelmeyen Başkan, daha sonra Özlüce’de 5’e 2’yi seyretti.
“Ha bugün, ha yarın” derken, araba altında kalıp 20 km sürüklenen kazazede gibi, teknik direktör yol kenarına atılıverdi. O da verdi veriştirdi, “Daha neler neler var” dedi.
Bursaspor’da gerçekten böyle üst üste rezaletler yaşanmadı.
Bunların hepsinin bir bedeli var. Zaten teker teker bu bedeller ödeniyor. Boşa giden paralar, Avrupa’ya erken vedalar, görevden almalar gibi.
Ancak bir bedel daha var, bu da hemen ödenmeli.
Yönetim çıkıp demeli ki, “Sigara paketlerinin üzerinde, içme ölürsün, yazıyor. Bu biiiir. İçenler şunlardır ve kulüp ile ilişkisi kesilmiştir. Bursaspor’u bu kadar küçültmeye hakları yoktur”
Bu ikilinin zaten kulübe de hiçbir faydası yoktur.
Teknik adam nasıl gitmişse, bu ikili de gitmek zorundadır.
Sadece onlar da değil.
Bu transfer bombalarını kendi başına bulup getirenler de sıraya girmeli.