Bursa Hakimiyet

İyi günde de 3 kötü günde de 3

Bu defa iyi oynayan değil, durumuna kızan maçı aldı götürdü. Hoca’sına kızan Josue, yedekliğe kızan Holmen, rakibi Hakan’a kızan Fernandao sıraladı golleri, sıkıntılı olsa da getirdiler galibiyeti.
Gençlerbirliği’nin “Önce tedbir” diyerek geride boş alan bırakmaması Bursaspor’un klişeleşmiş oyun anlayışına set çekti ama, Yeşil-Beyazlılar’daki aşırı güvenin getirdiği final paslarındaki isabetsizlik de bir an önce sonuca gitmeyi zorlaştırdı.
“Aşırı güven” derken ilk kurban Ozan Tufan oldu. Gereksiz çalımla İrfan’a kaptırdığı topu, takip etme ihtiyacı da duymayınca durup dururken rakibe gol pozisyonu verdi. Bursaspor’un taktiği ile Bursaspor’u vuran ve savunmanın arkasına sarkan Stancu’nun ofsayt kokan golünden ziyade Ozan Tufan’ın ders alması daha önemli.
Bu defa gününde olmayan Bursaspor’un son dakikaya kadar ısrarla gol peşinde koşması ise bundan da önemli. Yani bitirici sistemlerden biri çalışmassa diğeri çalışıyor.
Rakip için kaçış şansı yok.
İyi günde de 3, kötü günde de 3.

ŞİMDİ SIRA RECEP ALTEPE’DE

Klasik Türk Müziği’nin muhteşem sanatçılarından biri olan Müzeyyen Senar’ı da kaybettik . Bursalı sanatçı için Bursaspor dün görevini yaptı ve skorboard’a resmi ile birlikte “Başımız sağ olsun” yazısı koydu, stat hoparlörlerinden onun şarkısını çaldı. Bunu düşünenleri kutlamak gerek.
Şimdi sıra Recep Altepe’de. Sanatçılar şehri Bursa’da efsanelerimiz Zeki Müren, Müzeyyen Senar ve diğer ünlülerimizinn yer aldığı görkemli bir müze olmaması büyük eksiklik. Avrupa’da ünlü besteci ve yorumcuların kendi şehrindeki müze,sokak ve cafe’lerini gördükçe hep, “Bizde niye olmasın?” diyoruz. Sanattan ve klasik müzikten koptuk gittik. Bursa’da eskiye ve sanata da önem veren Altepe’nin artık bu “Bursa olayı”na da el atmasını beklerken Müzeyyen Senar’a Allah’tan rahmet diliyoruz.