Bursa Hakimiyet

Karamsarlığa mahkum olmak

Elde değil. İnsan ister istemez karamsarlığa mahkum oluyor.
Aslında buradaki karamsarlığı biraz yumuşatmak için buna “Dikkat ve tedbir” de diyebiliriz. Ancak öyle de desek, böyle de desek Bursaspor için aşağıdaki gelişmeleri sıralamak zorundayız:
Bir takım, yıllardır ilk defa üst üste 3 maç yeniliyorsa.
Bir takım, Lig’in son haftalarına girildiğinde hala 12.sıradan kurtulamıyorsa ve düşme adayları ile arasında 6-7 puan fark kaldıysa.
Bir takım, oynadığı futbol ve kadro olarak hiç ümit vermiyorsa.
Bir takım, taraftar-yönetim çe-kişmesi içine girmiş ve tribün olaylarından dolayı TFF cezaları otomatiğe bağlanmışsa, bu da yetişmiyormuş gibi yönetim içi de karışıksa.
Bir takım, kendi içinde liderlik yapacak birini hala bulamadıysa (Bu yönetim için de geçerlidir)
Karamsarlığa mahkum olmamak elde mi?
“40 puana ulaşıp önce oh çekmek için şunun şurasında 6 puan kaldı, 2 galibiyet daha alamayacak mıyız?” diye olaya yarı iyimser bakmak bence yanlış.
Tedbir tedbirdir.
Onun için taraftarın, yönetimin ve takımın bundan sonra çok daha dikkatli olması gerekmektedir. Bursaspor gerçekten kritik bir döneme girmiştir.

BİR CEVAP ÇIKMADI

Geçen hafta sonunda Bursaspor Yönetimi’ne, “Daum, yaptığı fesihnameye Kupa şampiyonluğu halinde 500 bin euro prim şartı koymuş, doğru mu?” diye sormuştum.
Bir cevap çıkmadığı gibi, yine bazı kanallardan bu prim ile ilgili de yeni gelişmeler geldi.
Doğrusu bunlar da çok ilginç ama, yukarıda da dediğim gibi Bursaspor çok kritik bir döneme girdi. Yeni iç çekişmelere sebep olmamak için bu konuyu şimdilik kesi-yorum.
Çünkü, artık Sivas maçı çok çok önemli.