Bursa Hakimiyet

Kendim ettim kendim buldum 2

Sivas maçı için "Kendim ettim, kendim buldum" demiştik ya.
Aynı film devam ediyor. Bu da "Kendim ettim, kendim buldum 2"
Sen neredeyse 40 yıldır santrfor arıyorsun,"Oydu, buydu" derken Şililiyi buluyorsun, Pinto da  işi iyi götürürken, 2-0 da galipken, tutup adamı çıkarıyorsun. Böylece rakibe diyorsun ki"Arkadaş benim ilerde işim bitti. Sen şimdi gel üstüme, bak keyfine"
O zaman niye aldın Pinto'yu?
Kapkaç yapmak için fırsat kollarsan, enselemezler mi adamı?
Oynadığı sürece, hem pas dağıtan hem de topa vurabilen bir görüntü çizerek rakip savunmayı zorlayan Pinto ile, Batalla'nın oyundan alınışı çizdi maçın kaderini. Gayretli bir gününde olan Bursaspor'da hücum üstünlüğü sona erdi. Gençler önce orta sahaya yerleşti ve kanatlardan yüklendi, skoru da 2-0'dan 2-2'ye getirdi. Bu beraberlik, gerçekten bağıra bağıra geldi.
Dikkat ettim.
Pinto ve Batalla, oyundan alınırken astılar suratlarını, eğdiler öne, bakmadılar bile Sağlam'a.
Oyunun normal gidişatına göre, "Bursaspor bu defa maçı alır, ama ilk defa kaleye geçen Yavuz sayesinde" diyorduk. Çünkü Yavuz Özkan, gerçekten Carson'ı aratmadı ve daha baştan 3 önemli kurtarış yaptı, takıma da "Yürüyelim arkadaşlar" marşını çaldı. Yediği gollerde de fazla tenkit edemeyiz.
Bursaspor, geriye yaslanmak kadar, Hurşut'u da tutamamanın cezasını çekti. Gençlerli futbolcu, Vederson ve İbrahim'i neredeyse katlayarak geçti.
Maça bakarsak, yok yere galibiyet kaçtı.
Dışardan bakarsak, 13.bir takımın deplasmandan puan kapması iyidir.
Ona göre, çevir çevir oku!