Bursa Hakimiyet

Kendini cumhuriyet sanan derebeylik

Sezonun intikamıdır bu. Malum dörtlüyü bir türlü yenemiyorduk ya; al sana ihtilal gibi bir galibiyet. 
Önceleri kupada da geçmişlerdi bizi. Şansla, hakemle.
Sonunda bu da bitti. 
Artık kimse yardım etmiyor Fener’e. Ne hakemi, ne seyircisi. 
Şanslar eşitlenince takke düştü kel göründü. Dış yardım gelmeyince yerlerde sürünmek zorunda kaldı kendini cumhuriyet sanan derebeylik. 
Sürekli hakem hataları ile kazanan Fener’e Bursaspor’un vurduğu en ağır tokattır bu. 
2-0 yenikken, Hasan Ali’yi oyuna alan bir zihniyetin Türk futbolunda buralara gelmemesi gerektiğini, Beykoz çayırlarında gazozuna çift kale yapmasını kamuoyuna duyuran bir devrim bildirisidir bu. 
TV’de okuyan değil, sahada uygulayan Şenol hoca sonunda devrimin zafer işaretini çakmıştır Kadıköy’e. 
İsmail Kartal’ın 2-1’in üstüne yatma, geriye yaslanma korkaklığına karşılık, “Sabır ama fırsat bulunca bitir” taktiği ile Timsah bayrağını dikmiştir Fener’in evine. 
İstedikleri kadar rahatsız olsunlar, çıldırsınlar. Bu bayrak kalacaktır Fenerium’un ortasında. Şarkılardaki gibi mecburen dinleyecekler her sabah: “Bak yeşil yeşil.”
Harun’un harika kurtarışıyla başlayan maçın Volkan, Fernandao, Şamil üçlemesiyle bitmesi de gerçekten Aziz Yıldırım zihniyetinin ipini çekmiştir artık. 
Şenol Güneş ve Bursaspor’un finalden çok Türk futboluna hizmetidir bu. 
Aslında Bursa’daki finale Sivas’ın gelmesi gerekirdi ama buna hakemler müsaade etmedi. 
Bir gün o hakemlerin de nesli tükenecektir mutlaka.