Bursa Hakimiyet

Kriz dönemini idare etmeleri mümkün değil

Allah’tan Eskişehir, Mersin ve Sivas çok kötü gidiyor.
Yoksa onlarla birlikte 14-15 puanla dipte sıralanmak işten bile değil.
Eskişehir’in parası ve gücü yok.
Mersin’in parası, transferi ve başkanı yok. 
Sivas’ın da hem parası hem de şansı yok. 2 yakası bir türlü bir araya gelmiyor.
3 takım, bu kadar sorunlarla boğuşmaktan bir türlü ayağa kalkamıyor.
Ya bizim mirasyedi Bursaspor?
Satıştan 22 milyon Euro gelirken, 39 milyon Euro’luk dış transfer başarısı(!) gösteren Bursaspor, şimdi “Devre sonunda dibe çöker miyiz?” sorusu ile karşı karşıya.
Ne gelir gider dengesi, ne de saha başarısı var. Borç uçmuş gidiyor.
Kulübün nasıl yönetildiğinin güzel bir örneği bunlar.
Bursaspor’un ilk yarı sonundaki 3, ikinci yarı başındaki 3 maçı da çok kritik ve zorlu. Bu 6 maçta puan kayıpları sürerse işte o zaman yandık demektir.
Rahat dönemi idare edemeyen bu yönetimin, kriz dönemini idare etmesi ise hiç mümkün değildir.

YAZIK BU PARALARA

Şu Türk Futbolu’nun haline bakın. Galatasaray, İstanbul’da Astana ile berabere kaldı diye neredeyse göbek atacak.
Futbolculara, teknik adamlara milyonlarca Euro akıtılıyor ama ortada ne futbol ne de başarı var.
Diğer takımlar için de durum aynı.
Ortada futbol yok ama, artık defterlere bile sığmamaya başlayan borç miktarları var.
Bir devlet yetkilisi çıkıp da “Bu işin sonu nereye varacak? Borç paraları har vurup harman savuran yöneticilerden ne zaman hesap sorulacak?” diyemiyor.
Göz göre göre gidiyor paralar.