Bursa Hakimiyet

Ligi bayrama denk getirsen ne yazar?

Ama futbol kardeşlik değil, rezillik bu ülkede.
Ramazan olmuş, bayram gelmiş farketmiyor.
Hele olimpiyatların üstüne hiç çekilmiyor bu Süper Final’in süper rezaletleri. Hele hele Cüneyt Çakır’ın yönettiği Barcelona-Chelsea Şampiyonlar Ligi yarı finalinin üstüne hiç mi hiç.
Hem futbol olarak, hem de futbol ahlakı olarak.
Resmen sahayı yakacaklar,  Çakır’ı dövecekler.
Seyircisi, futbolcusu, teknik adamı ve yöneticisi ile.
Bu kadar gözü dönmüş futbol ale-mine, ligi bayrama denk getirsen ne yazar? Türkiye’nin gururu olmuş Cüneyt Çakır, Barcelona-Chelsea maçında aynen Erzurum’daki gibi 1 kırmızı, 1 penaltı verdi de böyle rezillikler mi yaşandı?
Çakır’ın attığı Chelsea’li John Terry’e bak, bir de Engin Baytar’a. Aynı maçta orta sahada faulü görmeyen  Çakır’a ağzını bile açmayan Messi’ye bak, bir de Engin Baytar’a. Biri Şampiyonlar Ligi’nde finale çıkma maçı,  diğeri sıradan bir kupa. Onlar dünya yıldızı, bizimki köy gezgini.
Engin Baytar, Terry ile Messi’nin ayakkabılarını bile taşıyamaz. Buna “Taşıtmazlar” da diyebiliriz. Aradaki bu farkı küfür ve kaba kuvvet ile kapamayı deniyor sanki Baytar Bey. Aklı da, futbol ahlakı da o kadar.
Şu anda Avrupa’da tavan yapan hakemimiz Cüneyt Çakır’ı bu kadar kolay ezdirmemeliyiz. Ona uzanan  bu çirkin el mutlaka kırılmalıdır.  Nasıl ki, 2007’de Manisaspor kalecisi Bülent’e aynı hareketlerden 20 maç verildiyse (Tahkim 12 maça indirdi) Engin Baytar da bunu görmeli. Galatasaray yönetimi de dürüstlük, saygı ve adaletten yana olan duruşuna,  bunda da devam etmeli.