Bursa Hakimiyet

Lodos 120, Timsah 150 km ile esti

Beş ayak, iki kafa ile 7-1 bitecek maç bir el ile 2-2 bitti. Onun için ‘ne yaptın be Volkan?’
Araya koşuların, şutların, çalımların ile lodostan çalkalanan ada vapuruna döndürdüğün Galatasaray’ı nasıl yanaştırdın o iskeleye?
Bırak batsın.
Stoper zaafını kendine dert edinmiş Galatasaray, kahır mektubuna döşenmek için hazır almış kalemi eline.
Bırak yazsın.
Nereden geldi aklına o frikiğe el uzatmak, takımını çok kritik bir maçta 10 kişi bırakmak?
Futbolun adaleti de hep Bursaspor’a adaletsizlikten yana.
Nasıl girmez Fernandao, Bakambu, Ozan Tufan, Volkan’ın diğer şutları?
Ancak dün gece 20.00’den sonra duran Marmara lodosunun yerini 150 kilometrelik Bursa fırtınasının alması meteorolojik değil, futbolik bir olay. Türkiye’ye futbol ve heyecan ziyafeti çekmesi müthiş bir olay. 
Orta saha presi ve uzun topla rakip ceza alanına girmeyi Süper Lig’de Picasso tablosu gibi Galatasaray’daki sanat galerisine asmak değil adeta muhteşem bir kokteyl ile çakmak büyük bir olay.
İkişer kişilik oynayan ve rakibin hem önünde hem arkasında yer alıp ezberini unutturan Şener, Serdar Aziz, Belluschi, Bekir, Emre, Civelli, Fernandao ve diğerlerinin Süper Lig seviyesinin üstüne çıkması da görülmemiş bir olay. 
Hakemin Bursaspor’un her hareketine mercekle bakarken, Melo’nun yumruğunu, tekmesini, itmesini, dirseğini, ısrarla görmemesi ise normal (!) bir olay. 
Bu Melo, kendi kafasına vura vura halen sahada kalıyorsa yazıklar olsun böyle hakeme.
Şenol Güneş her gün her hafta üstüne koyan, Türkiye’ye parmak ısırtan bir Bursaspor yaratıyorsa, varsın yesin Josue’yi. Durup dururken disiplinsizlik denizine atlayan Josue’ye cankurtaran simidi atmıyor ama yarattığı sistem onsuz tıkır tıkır işlemeye devam ediyor.