Bursa Hakimiyet

Metro, Laila’nın önüne park edilmez

Yurtdışında da birçok takımın gündeminde olan U 16 takımının yıldızı 15 yaşındaki Enes Ünal’ın Trabzon maçından sonra metroya binip eve gitmesinin yorumu yanlış yapılmamalı.
Yani, “Madem yıldız, niye Porsche’si, Lamborghini’si, Corvette’i yok” der gibi bir dudak bükme olayı rezaletin ve cehaletin ta kendisi olur.
Sercan Yıldırım, Özlüce’de eksikliklerini giderme yerine bu arabalarla 260 yaptı da ne oldu? Barlarda, laylaylomlarda boy gösterdi de ne oldu? Sadece magazine meze oldu.
Ya futbol?
Manchester derken, tam tersine doğuya gitti. Belki yarın kendini Urfa’da bulacak. Yani genç yaşta kilometre ibresini tam anlamıyla sona vurdurdu ve takla attı. Rıza Çalımbay bile Akhisar maçından sonra,”Ona çok güvendim ama cılk çıktı” ya getirdi lafı.
Onun için, aman Enes.
Sen çok gençsin ama önünde çok iyi örnekler ve çok iyi bir yol haritası var. Sakın dolduruşa gelme. Ailesine ve yakınlarına da tavsiyemiz aynı.
Metroya devam.
Lüks arabaya binip takla atmaktansa, metronun güvenliliğinden faydalanmak en     iyisi.
Metronun 260’la takla attığı, Laila’nın önüne park edildiği görülmemiştir hiç. O daima mütevazı bir şekilde hedefe varır.
BASTIRILMIŞ DUYGULAR
Hikmet Karaman da başka bir alem. Antrenmanda marş derken, gol sevincine de prese başladı. Psikologların meşhur “Bastırılmış duygular”ına döndü Bursaspor yedek kulübesi.
Batalla gol atıyor, takım seviniyor, tribünler seviniyor, yöneticiler sevini-yor ama bir tek yer, yedekler ve yardımcı antrenörler sevinemiyor. Daha doğrusu tam havaya zıplarken, yere çakılı-yorlar. Kaptan Ömer Erdoğan bile coşkusunu yutkunmak zorunda kalı-yor.
Sebep, Hikmet Karaman’ın sert presi:
“Sevinmek yok, ne olur ne olmaz”
Halbuki anlık duyguları bastırmak niye? Maç Bursa’da. Bırak sevinsin millet. İllaki fazla tantana ile sonunda zor durumda kalmak istemiyorsan, “Golü atan kulübeye gelmesin. Aşırı hareketler yapılmasın, herkes kendi arasında sevinsin” de.
Su içenin elinden bardağı almak gibi bir şey bu, bastırılmış duygular.