Bursa Hakimiyet

Muhtemel ceza ve sonucu kadar önemli

Bursaspor'u da ilgilendirdiği için bizim de tartışmaya girmemiz lazım.
Başbakan Erdoğan,"İngiliz takımları 5 yıl Avrupa'ya gitmedi de ne oldu? Biz de aynı yolu seçebiliriz" demişti.  Bunun üzerine olumlu-olumsuz birçok fikirler ortaya atıldı:
"Heisel'den daha kötü bir suç mu işledik?" "Şike-teşvikte durum çok daha mı vahim?" gibi.
Dün de Trabzonspor Başkanı Şener girdi devreye:
"Futbolu bilen bir Başbakanımız var. Ben Başbakan'ın tam olarak bunu söylediğine, böyle düşündüğüne inanmıyorum"
Şener'in bu konuşması, Türk futbolu ve kulüpler açısından en az muhtemel ceza ve sonuçları kadar önemli. Çünkü, içerdeki mücadelenin gayesi ve Avrupa'da boy gösterme heyecanı ortadan kalkarsa zaten saman tadı veren Süper Lig ve tribünler, acaba ne hallere düşecek?
İngiliz takımları 5 yıl gitmeyebilir ama, Premier Lig zaten Avrupa futbolunun babaannesi. Kalite, aşk, heyecan, ihtiras hepsi bu sinemada. Başka yere gitmeye, illaki başka heyecanlar aramaya zaten gerek yok ki.
Onların dışarıya gitmeye değil, dışardakilerin oraya gitmeye ihtiyacı var.
Peki, Süper Lig için bunun onda birini dahi söylemek, düşünmek mümkün mü?
3-5 günlük de olsa, Türk takımlarının Avrupa sahnesine çıkması, bunun için içerde birbiri ile kapışmasıdır bu lige az da olsa tat-tuz veren.
Bunu da ortadan kaldırmamak için başka çözümler bulmak gerekmez mi?
Ya işin maddi yönü?