Bursa Hakimiyet

Ne gerek vardı bunlara Ozan?

Sanki rahat battı ona.
Haklı olarak kadro dışı bırakılmasından sonra çıkarılan transfer haberleri de üstüne tuz biber ekti.
Şimdi Ozan İpek uğraşıp duruyor;
Alkol, sigara, gece hayatı vardı da yoktu da.
Beşiktaş bu yüzden onu istemedi de.
Teklif vardı da yoktu da. Ozan Bursa-sporluydu da.
Bir anda ekranlara sayfalara döküldü iş. Bütün Türkiye’ye anlat derdini.
Bu gelişmelerle Ozan İpek, değer mi kazandı, değer mi kaybetti?
Ne gerek vardı bunlara? Bir problemi çözmeye çalışmak için debelenmektense, o probleme hiç girmemek en iyisidir.
Bir tarafta kaleci Carson ve İbrahim’e bakın. Tüm Medya’da “İstikrar abidesi” olarak gösteriliyor. Herkes onlara imrenerek bakıyor. Çünkü adamlar işini yapıyor. Karşılığı da para ve takdir ile geliyor.
Diğer tarafta da Ozan’ın düştüğü durumlara bakın.
Aklın yolu bir iken, neden insan başka yollara sapar? Kaldı ki o yolların sonu hep hüsrana çıkacağı belli iken, neden bu deneme ısrarı?
Yazık, sadece Ozan değil, Bursaspor da zarar görüyor.
ISLIKLARLA 500
Milli Takım’ın 500. maçına kötü futbol kadar ıslıklı protesto da damgasını vurdu. Fatih Terim, Rüştü Reçber ve Hakan Şükür’e ödüllerini vermek için Spor Bakanı Suat Kılıç ile birlikte TFF Başkanı Yıldırım Demirören de anons edilince tribünlerden ıslıklı protestolar yükseldi.
Bugüne kadar futbol için rezalet sayılan gelişmelerden sonra Demirören o koltukta nasıl oturuyor, hayret ediyorum. Ne kadar meraklıymış bu kadar dışlanmaya.
Milli Takım da sürekli kan kaybetmeye devam ediyor. İnsan şimdi haklı olarak “Acaba, Estonya’yı Andorra’yı yenebilecekmiyiz?” diye kara kara düşünmeye başlıyor. Aslında Milli Takım, o ülkenin en formda en güçlü futbolcularından oluşmak zorunda. Bunu herkes böyle yapıyor ve aralara gerektiğinde 1-2 genç kabiliyet serpiştiriyor. Bizim Avcı ise bu işe U-16 takımı gibi bakıyor sanki.