Bursa Hakimiyet

Niye gerçekçi olunmuyor?

Bitik Antep’i bitiremedik, sonunda da Daum’un sözlerine hayret ettik.
Ne dedi Daum;
“1 puanı hak ettik”
Sahada olmayan bir rakip önünde, kendi kendine gelen puana şükreden, sonra da çok iş yapmış gibi göz boyamaya çalışan teknik adama da “Pes” demek lazım.
Neredeyse,”Bu puanı alıncaya kadar 3 sakat, 3 kart cezalısı, 6 da kafa göz sarılı verdik” diyecek.
Halbuki Daum’un, “Hiçbir varlık gösteremeyen ve Bursaspor’un kendi yarı sahasına sokulmasına sadece refakat eden Gaziantepspor’u elimizden kaçırmamamız lazımdı. Yazık oldu 3 puana” şeklinde konuşması gerekmiyor muydu?
Niye gerçekçi olunmuyor?
Niye göz göre göre yapılan hatalar, ninnilerle kapatılmaya çalışılıyor?
Orta sahada hiçbir direniş ve presle karşılaşmadan maç boyunca kolayca hücuma çıkma fırsatı yakalayan Bursaspor’un kendini bu kadar golsüzlüğe mahkum etmesi, bir hata, bir eksiklik değil mi?
Belluschi, Cıvelli ve Kazım’ın şutları, Taiwo’nun doksana patlayan frikiki. Bunlar kaçan mutlak goller ama, “Fırsat bu fırsattır” mantığı ile daha organize olarak gole gitme ısrarını sürdürmeyen bir Bursaspor tenkit edilmez mi?
Yenilgi halinde, Lig’in zayıf takımları arasında gösterilen Gaziantep’e puan cetvelinde yakalanma fırsatı verilir mi? Rakibin ayakta kalan tek ismi Cenk’in kafası direğe çarpmasa, gitti maç. Ondan sonra, güler misin, ağlar mısın?
Ferhat, top ezme makinesi haline geldi. Bazen de topu alıp, Antep’ten Bolu’ya götürecek. Hücuma çıkmanın ne avantajı, ne de anlamı kalıyor. Daum bunları görmüyor, peki üzerine giydiklerini de mi görmüyor?
Beyaz gömleğe yeşilli kravat tamam da üstüne sarı-siyah mont ne oluyor?
Göğsüne bir kırmızı karanfili eksik. Bu karmaşa, takımın durumuna ve sözlerine de yansıyor sanki.