Bursa Hakimiyet

N’olur Başkan, yaptın bir hayır

1986 yılında futbola veda eden Sedat Özden'i Bursa ve Türkiye çok iyi tanıyor.
Bursaspor'un efsane kaptanının burada tekrar özgeçmişini vermeye gerek yok.
Futbolu kadar mütevazılığı ile de büyük takdir gören kaptanımız için aslında çok gerekli olan bir kitap hazırlanmış. Bursaspor için ayrı bir sevgisi ve ilgisi olan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin katkıları ile hazırlanan "Efsane Kaptan" isimli kitap bana da geldi.
Sedat Özden'i daha iyi tanımak, geleceğe ışık tutmak için önemli belge, bilgi,fotoğraf ve yerel-ulusal spor yazarlarının değerlendirmeleri ile dolu dolu bir kitap.
Ancak burada duruyorum.
Bu kadar büyük destek ve imkana rağmen dağ fare doğurmuş.
Çünkü, teknik olarak çok kötü bir ürün ortaya çıkmış. Efsane kaptana hiç de yakışmayan bir kitap bu.
Ne kapak tasarımı, ne fotoğraf baskısı, ne de iç sayfalar mizanpajı.
İçler acısı.
Daha fazla detaya girmeden Recep Altepe'ye seslenmek istiyorum;
"N'olur Başkan, yaptın bir hayır, bu kitabı yeniden bastır. Sen de biliyorsun ki efsane kaptan, her yönü ile kaliteli bir kitaba layık" 
Bu arada kitabın geleceği henüz belli değilken, ben de onun için yazdığım "Gerçek İmparator" başlıklı yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum;
Kim ne derse desin, Bursa Futbolunda Gerçek İmparator Sedat Özden'dir.
Bursalılığı, başarılı futbolu, Bursaspor'daki kritik golleri, tamam da tek olay bile onu "Gerçek İmparator" yapmaya yeterlidir.
Çünkü bu olayı, Bursa'da hiçbir futbolcu başaramamış ve bundan sonra da büyük bir ihtimalle başaramayacaktır.
Yıl 1985.
Londra'da İngiltere-Türkiye Dünya Kupası Elemeleri 3.grup maçı.
Futbolun Kabe’si Wembley'e çıkan Türk Milli Takımı'nın başında kaptan olarak Bursalı ve Bursasporlu Sedat Özden var. Gayet doğal olarak İngiltere'deki Türkler de tribünlerde ama, dikkati çeken Bursalılar.
Yeşil'den, Maksem'den, Hamzabey'den, Çekirge'den gelip orada çalışanlar özellikle bir aradalar ve gözyaşlarını seslerine katarak sahaya bağırıyorlar:
"Büyük kaptan buraya"  
Gurbette ayrı bir hava, ayrı bir onur.
Futbolun Kabesi’ne kaptan olarak çıkmayı bırakın, oraya ayak basmak bile Türkiye adına büyük olay. İşte, bunun da en güzel örneği.
Bu maç için Türk Milli Takımı, kaldığı otelden çıkıp Wembley'e ilk antrenmanına gidiyor. Otobüsten indikten sonra, Abdülkerim yanındaki arkadaşları ile yarışa başlıyor. Amaç, Wembley'e ilk ayak basan futbolcu olmak.
Sanki, "Ay'a ilk ayak basma" yarışı.
İşte, milli futbolcuların bu mücadelesini de gördükten sonra, Sedat Özden'e "Gerçek İmparator" lakabını takmakta haksız mıyım?