Bursa Hakimiyet

Olağanüstü kongre ve haklı çıkmak

Bizde art niyet ve beklenti olmadığı için, görüşlerimiz ve yazdıklarımız hiç şaşmaz.
Önce belli kesimlerden tepki gelir, ilerleyen süreçte tenkitlerimiz bile hafif kalır ve herkes bizi sollar geçer.
Yıllardır yaşanan bir gerçektir bu.
İşte Ertuğrul Sağlam olayı.
İşte Recep Bölükbaşı olayı.
Ertuğrul Sağlam, 15 Haziran’da Bursaspor’a 2.imzayı attığında yazdığım yazının başlığı şöyleydi:
“Ertuğrul hoca, bu sefer işin zor”
Sağlam, devre sonunu bile göremedi. Tribünlerden gelen büyük tepkilerle gitti.
6 Haziran’daki yazımın başlığı:
“Bölükbaşı sen de git”
 Çünkü takımdaki herkes kaçarcasına gidiyor veya gönderiliyordu. Böyle olunca da otomatikman “E o zaman ne duruyorsun, sen de git” deme hakkımız doğuyordu. Ayrıca Bölükbaşı’nın bu işi yapamayacağı ve Bursaspor’u batıracağı belliydi.
6 Haziran’dan 17 Aralık’a geldik. Eski başkanlar ve Recep Altepe bir araya gelip, Bölükbaşı’nı masaya yatırdılar ve “Ameliyat” kararı aldılar.
Yani, “Olağanüstü kongre gerekir” dediler.
Bakalım Bölükbaşı şimdi ne yapacak? “70 yaşında insanların ne işi var?” diyebilecek mi? Bursa Hakimiyet’e yaptıklarını onlara da yapabilecek mi?
Başkanlar da Emniyet Müdürü’nü arayıp, evine veya işyerine ekip gönderilmesini isteyecek mi?
Haziran-Aralık arasındaki 6 aylık dönemde Bursaspor telafisi mümkün olmayan büyük yaralar aldı. Keşke biz “Haklı çıktık” demeseydik ama, Bursaspor’daki esas sıkıntının Bölükbaşı olduğu daha baştan çıkmıştı ortaya.