Bursa Hakimiyet

Pinto’nun ısrarı niye?


Hele hele “Nihayet oynuyor” denen Pinto’nun da bu kadar Banguralaşacağı da hiç beklenmiyordu. İkinci yarıda Fornezzi ile karşı karşıya kalan Pinto’nun öylesine bir vuruş yaparak topu kaleciye nişanlamasını yadırgamamak mümkün mü? Gol sevincine katılmaması, maç sonunda da Ertuğrul Sağlam’ın ısrarları ile zoraki seyirciyi selamlamaya gitmesi de, “Sorunlar devam ediyor” sinyalleriydi.
Bunları bir kenara koyarsak gol yememek için direnen Orduspor ve kurtarışları kadar vakit geçirmek için çırpınan kaleci Fornezzi’nin son dakikada da olsa planlarının bozulması, Bursaspor’a zirveye tırmanma donanımlarını tekrar giydirmiş oldu.
Onun için çok önemli bir üç puan bu.
Bir de Batalla var.
Galibiyet için hırs yapan, arı gibi çalışıp Ordu’yu çökertmeyi en çok o istiyordu. Her yere girdi çıktı, kalabalık savunmayı dalgaya yakalanmış kayık misali sallayıp durdu.
Hakem Suat Arslanboğa ilk hatasını Serdar Aziz’e kemik kırmaca dalan Monje’ye kırmızıyı göstermemekle yaptı. Ardından sarıları öylesine yağdırmaya başladı ki birinin pişti olacağı belliydi. Bu da Basser’e denk geldi. Daha doğrusu Basser kendini yere atarak böyle istedi.
Bursaspor’un bu kadar baskılı oyununda bir eksik de taraftardı. “Gelmiyor, tam destek vermiyor”u bir kez daha sahneye koydu tribünler. Burada nedenler belli ama çözülmesi de şimdilik zor gibi görünüyor.