Bursa Hakimiyet

Şimdi sıra sahadakilerde

Sadece Bursa’da değil, her yerde dert aynı. Tribünler boş. Çünkü sahada futbol yok. Hem de uzun zamandır yok. İdari ve teknik hatalar diz boyu. Futbolcular, “Vakit dolsun, torba da dolsun” cinsinden ileri geri dolaştırıyorlar topu.
Çok kötü oynayan 4-5 gol yiyince neredeyse o şehrin kurtuluş bayramı gibi taklalar atılıyor. Arkasından göklere çıkarılanları ara ki bulasın.
Bu şartlarda neden hep taraftar versin?
Neden “Aman sen bizi gene de bırakma” gazına gelsin?
Bir insan aynı yerden 10 defa, 20 defa bozuk gömlek almaz ki. Var mı dünyada böyle bir alışveriş?
Sorun, illaki şampiyon olmak, ilk 3’e girmek, Avrupa’da 5 tur birden geçmek de değil.
Sorun, sahada biraz futbol görmek, bilete verdiği paranın karşılığını seyir olarak da alabilmekte. Her sene bütün ikazlara rağmen, Avrupa’dan elendikten sonra transfer yaparsan bu millet sormaz mı adama:
“Arkadaş, bizimle alay mı ediyorsunuz?” diye.
Yok yok, sen yine gel.
Biz hata yapmaya, parayı cebe indirmeye devam, sen de para vermeye, verem olmaya devam.
Var mı böyle ticaret anlayışı, var mı böyle körü körüne sevda?
Mecbur mu bu millet sürekli,”Sana dolar, eurolu sevdanın yolları, bana kurşunlar!” şarkısını söylemeye?
Türkiye’de futbol gerçekten bitmiştir. Tribünler haklı olarak boşalmışsa artık fedakarlık ve kendini sorgulama sırası futbolcu,teknik adam ve yönetici-lerdedir. “Biz nerde yanlış yaptık ve yapmaya devam ediyoruz?” sorusuna gerçekçi cevaplar ve uygulamalar bulunmalıdır.
Herkes günlük yaşarsa sonuç böyle olur.
Biz son yıllarda sürekli “Şak şak” yerine tepki görme pahasına gerçekleri ortaya koymaya çalıştık, sonunda dediğimiz yere geldik. Bursaspor taraftarları da uyarı niteliğindeki bu duruşları ile son derece haklıdır ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmektedir.
Bu da Türk futboluna hizmettir.
Ve artık kararı sahadakiler ve protokol tribünündekiler verecektir.
Bu uyuntu futbolla Avrupa kupalarını geçtik, Milli Takım’dan da bir şey beklemek mümkün mü?