Bursa Hakimiyet

Skor da yok Demirören de

"Değişim, değişim" tamam da bu değişenler biraz da gayretli olmaz mı?
İnsan bu futbol yokluğunda tribünleri dolduranlara biraz da bonustan artı puan kazandırmaz mı?
Slovakya'da dışarıda oynayan aslar (Vladimir Weiss gibi) resmen döktürürken, bizim Avrupalılar apoletlerini saklama yarışına girdi sanki.
Milli takım yeni ve uyumsuz tamam da bu kadar zorunlu kurgu eksikliğinde Selçuk ve Burak gibi iskeletsizliğe gitmek de Abdullah Avcı'nın açıkça başlangıç acemiliği.
Hele hele Süper Lig karmalarına benzeyen bu maçta Stoch'un kanattan içeri çekerek attığı klişeleşmiş golü tekrar yemek bizim tarafa hiç yakıştı mı?
İnsan birbirini bu kadar çabuk unutur mu?
Bursa'nın tribünlerdeki gayreti millilere yetmedi. Ancak Avcı daha işin başında. Biz yine de istediği takımı ve düzeni kuracağı inancındayız.
Dün gece galibiyet göremedik ama hiç olmazsa Yıldırım Demirören'in gelemediğini gördük.
Bu da yetti bize.

AMMA ÇAKMIŞIM HAA!

Eski yıldızları birer birer kaybediyoruz. Hayrettin Endersert de ayrıldı aramızdan. Bursaspor'da 70'li yıllarda "boğuşan orta saha" olarak futbolunun zirvesine ulaştı. 74-75'te Avrupa Kupa Galipleri'nde Bursaspor çeyrek final bombasını patlatırken, bilhassa Dundee United maçında rakibi resmen kilitlemişti.
Az ama öz gol atardı.
Tam jeneriklik cinsinden.
"Bursaspor'da siyah beyaz yıllar" adlı sergimde, Eskişehir'e attığı kafa golünün fotoğrafı önünde; "Amma çakmışım haa!" demesi hala kulaklarımızda.
Yıldız olduğu kadar mütevazılığı ile de gönlümüzde taht kuran bir futbol adamını kaybettik.
Allah rahmet eylesin.