Bursa Hakimiyet

Skor önemli değil ise...

Bursaspor rehavetten sahada, biz de ekranlarda gezindik.
İyi ki de öyle yapmışız.
Burda Sapara ve Batalla penaltıları kaçırırken, Vederson ve yine Sapara direkleri döverken,  aynı anda heyecan fırtınası İstanbul'dan Karadeniz'e kadar çatıları değil, yürekleri uçurdu.
Bu fırtınanın ardından yağmur yerine gözyaşı seli geldi.
Antalya yenile yenile kümede kaldı. Samsunspor ise müthiş bir direnç gösteren Sivas'a boyun eğerek  beklenmedik bir veda yaptı, tribünlerini ağlattı.
Ya Gaziantep?
Onlar da yene yene, son anda ilk 8'in dışında kaldı. Doğrusu 5 ayrı maçta fakat aynı anda böylesine gidip gelen dereceler uzun yıllardan beri ne görüldü, ne de yaşandı. 75.dakikaya kadar ilk 8'in içinde olan Antep,  o anlarda Belediye'den Webo'nun, Sivas'tan Erman'ın golleri gelince 2-0'a rağmen saf dışı kaldı.
Gelelim Bursaspor'a.
Doğrusu "Garanti" bir ortamın arkasına sığınırcasına  bu kadar rahat olacağı ve devamlı hücumu düşüneceği belli olan Antep'e (Bilhassa Muhammed, Cenk ve Sapara) tedbir alınamayacağı, hatta aciz kalınacağı hiç akla gelmezdi.
Bu 3 futbolcunun ilk dakikalardan itibaren göstere göstere Bursaspor kalesine sokulması, direkleri dövmesi, penaltı kaçırması zaten "Merhaba hüzün"ü daha kafadan vizyona koydu. Bir de ekstradan kaleci Karcemarskars'ın yıldızlaşması, Timsah'ın boynunu iyice büktü. Ancak burada Batalla, penaltıyı atacağı köşeyi belli etti. Kendisini ceza sahasında değil, minderde zanneden Ömer'in bel kündesi ise hiç beklenmiyordu.
"Skor önemli değil" denebilir ama, çıkarılacak ders önemli.
Çünkü, Sivasspor ve Belediye’de de başka Muhammed,Cenk, Sapara'lar var.