Bursa Hakimiyet

TFF bahçesine Yazıcı anıtı

Bir kez daha rahmetle anıyoruz Başkan Yazıcı’yı.
TFF seçimlerinde,”Bu adamdan, Türk futboluna yar olmaz” demişti ve oy da vermemişti. Hatta, genel kurulun yapıldığı salona bile girmemişti.
 Ne kadar net ve anlamlı bir tavırdı değil mi?
Hem de önde gelenler bu işe çanak tutarken, sadece bizim Başkanımız dimdik ayakta durdu ve tavır koydu.
İşte ortada.
Yıldırım Demirören, Beşiktaş’tan sonra Türk futbolunu da eline yüzüne bulaştırdı.
UEFA göstere göstere vurdu.
Mızrak çuvala sığar mı? Ne kadar sığdırmaya çalışırsan çalış, ucu bir tarafı delip böyle yine dışarı çıkar.
“Bu iş bitti, herkes bize teşekkür etmeli”nin mucidi(!) Demirören artık gitmeli.
Ya istifa ile, ya da olağanüstü kongre ile.
Daha yıllar önce bu çocuğun okumayacağı belliydi.
2007’yi hatırlayalım.
Bursa’daki Beşiktaş maçında konuk seyirci yasağına rağmen, “Ben kale arkasına giricem” diye ter ter tepinen, polisle kavga eden, durup dururken milleti anarşiye sürükleyen, yasak delip nizam intizam tanımayan Demirören değil miydi?
Daha sonraki yıllarda Beşiktaş’ı batıran UEFA’yı yanıltan Demirören değil miydi?
Nasıl olur da böyle bir insana siyaset ve kulüpler destek verir, futbolun başına getirir? Şimdi içine düştüğümüz bu kaostan, Demirören kadar onlar da suçlu değil midir? Sonuçta,”Günlük yaşama” bir kez daha iflas etmiştir bu ülkede.
Daha önce, “İbrahim Yazıcı ve Ertuğrul Sağlam’ın Kent Meydanı’na şampiyonluk heykeli dikilmeli” diyordum.
Şimdi de Yazıcı heykelinin TFF bahçesine dikilmesini istiyorum.
Herkese ibret olacak,”Direniş anıtı” diye.