Bursa Hakimiyet

Tiz sesli ortamda parlayan 2 tenor

Önce Galatasaray, sonra Karabük.
Bayanlar matinesinde,  izdiham ve çoşku yüzünden sahneden düşen şarkıcıya döndüler.
Bu kadar tiz ses arasında,  tenor gibi gürleyen ikili Batalla ve Pinto ise bir başka inletti ortalığı.
3-0, Lig'in sonu yaklaştıkça Bursaspor'un motor açtığının  net bir göstergesi.
Peki, neden işler bir anda iyiye doğru gitmeye başladı? İşte burada bir türlü işlemeyen forvete Pinto ile yapılan tamirat ve yanına sık sık gelen Batalla'nın performansındaki tadilat ön plana çıkıyor.
Pinto gerçekten, ters pasları ile rakip savunmayı yıpratan ve her an da gol koklayabilen özelliği ile bir çıkış yakaladı. Batalla da kulübe ile olan sorununu halletmiş gibi artık "Gir-çık"lar yerine sahaya demir atınca, hem kafasını hem de ayaklarını daha rahat kullanmaya başladı. Ara pasları, topa bitirici dokunuşları ile o da tekrar çıkışa geçti. Onun için, Karabük oyuna iyi başlamasına rağmen, bu ikilinin baskısını yedikçe savunma da kaybolup gitti. 3 değil, 6 yemesi işten bile değildi.
Bu kadar olumlu işlere rağmen, takımı esas ateşleyeni unutmamak lazım.
Carson.
Daha maçın başında Cernat'ın 3 metreden içeriye göndermek istediği topa herkesin "Eyvah" diye gözlerini kapadığında, İngiliz, portatif duvar çekmese işler karışabilirdi. Ancak, orta sahada Adem ve N'Diaye'nin iyi çalışması da Karabük'ün oyundan çabuk düşmesinin bir başka nedeniydi.
Takımda çoğunluk "Mersin"e giderken, Turgay "Tersine"de ısrar ediyor. Boş kaleye girecek topu çizgi üzerinden dışarı bırakmak, güneş tutulması gibi 10-15 senede bir olur. Turgay'a da isli cam ile bakmak lazım galiba.