Bursa Hakimiyet

Yazıcı’ya inat yapılıyor sanki

Şu gelişmelere bakıyorum da sanki merhum Başkan İbrahim Yazıcı’ya inat yapılıyor gibi geliyor bana.
Yazıcı, Timsah Arena’nın Bursaspor’a verilmesini istemişti.
“Olmaaaz”dendi ama Yazıcı vefat ettikten sonra “Buyrun sizin” oldu.
Yazıcı dik duruştan yanaydı, Yıldırım Demirören ve TFF’ye yüz vermiyordu. Ancak şimdi Yıldırım Demirören’in ayağına gidildi.
Yazıcı’nın, Sercan Yıldırım ve Volkan Şen’den başı çok ağrımıştı. Zar zor ama iyi paraya satıp, derin bir “Ohhh” çekmişti.
Şimdi hiç gereği yokken bu futbolcular geri döndürüldü. Gittikleri yerde dikiş tutturamamalarına rağmen ödüllendirildiler adeta.
Bütün bunlar Yazıcı’ya inat değildir de nedir? “Bak o sattı ama biz sahip çıkıyoruz” demek değil midir?
Şöyle bir geriye bakarsak, hemen hatırlayabiliriz. Yazıcı ile Körüstan arasında, geri dönmediği öne sürülen,”Temlik parası” yüzünden çıkan sürtüşme oldukça sert boyutlara ulaşmış ve bu ikili arasındaki gerginlik uzun süre devam etmişti.
Yazıcı’ya sürekli karşı çıkan siyasi kanadın şimdi Körüstan’dan yana olmasını da bu “İnat potası” içinde eritebiliriz.
İşte bu yüzden Yazıcı’ya inat olayının sürdürülmesini çok yanlış buluyorum. Çünkü bundan eninde sonunda (Maddi ve manevi) Bursaspor zararlı çıkacaktır.
***
Tekrar Süper Lig’e dönme hesapları içinde olan Manisaspor bayram yapıyor.
Bekir Yılmaz’dan gelen 1 milyon lira ile borç kapatıp, takıma para dağıtacaklar. “Krizi atlattık” diye basına demeç veriyorlar.
Bursaspor ise borç para ile önüne geleni alıp kadroyu 32’ye çıkardı. Yapılan işler hiçbir ekonomi ve teknik kitaba uymuyor.
Daha Kazım yeni alındı, şimdi de Volkan. Sağda oynayacak futbolcu sayısı 5 oldu.
Ya kaleciler?
Elde Frey,Harun ve Bekir var. Defalarca milli olmuş Okan Kocuk ve Onur Muhammet gibi gençler var. Bir de bunların üstüne Giresun’dan Onurcan alınıyor.
Orta saha belediye otobüsüne döndü. Neredeyse millet ayakta gidecek. Bekir Ozan için,”Beyler ilerleyelim, yer açılsın” bile dendi.
Kadroyu 32’ye çıkarmak yerine adam gibi 2-3 futbolcu almak daha akıllı iş değil miydi?
Bu hatalar bana bazı işadamlarının yaptığı yanlış ticari uygulamaları hatırlattı.
Fabrikası borç yüzünden batarken, aldığı kurtarma kredisi ile ilk iş olarak altına BMW çekenler vardı.