Bursa Hakimiyet

Yere çakılma devam ediyor

Kulüpler Birliği Vakfı büyük bir iştahla yeni yayın ihalesi hazırlıklarını sürdürüyor ama,  tribünlerdeki içler acısı durum ve tedbirler için nedense parmağını bile kıpırdatmıyor.
Biliyorsunuz TFF ile Kulüpler Birliği Vakfı arasında Süper Lig AŞ. kurulması yolunda iyi niyet protokolü imzalandı ve 2017 yılında yayın ihalesinin Süper Lig AŞ. tarafından yapılması kararlaştırıldı.
Bunlar iyi güzel de 2014-15 sezonu seyirci ortalamalarına bir bakalım;
Başakşehir,Erciyes,Gençlerbirliği,Gaziantep,Rize,Akhisar,Karabük,Balıkesir,Sivas,Eskişehir'de 2 ile 5 bin arası.
Mersin'de 7 bin, Bursaspor'da 8 bin, Trabzon'da 9 bin, Beşiktaş'ta 12 bin, Konya'da 18 bin, Kadıköy'de 21 bin, Aslantepe'de ise 23 bin.
Bu kadar az ilgi, bu kadar az seyirci geliri ile futbolumuzun ne kadar irtifa kaybettiği net bir şekilde ortada iken, kulüplerin hala "Para da para" diye yırtınmaları ilginç değil mi?
Bugüne kadar trilyonları aldılar da ne oldu?
Ortada sürekli artan borçtan başka elde kalan ne?
Korkunç boyutlara varan yönetici hataları ve ardından hiç birşey olmamış gibi ceketi alıp gitmeleri daha ne kadar sürecek? Karşılıklı kavgalarla milleti bıktırmaları daha ne kadar görmemezlikten gelinecek? Süper Lig AŞ yerine neden bir Eğitim-Denetim AŞ kurulmuyor?
Bir de Avrupa tablosuna bakalım;
En üst düzeyde olmayan Feyenoord 44 bin, Celtic 45 bin, Ajax 52 bin, Arsenal 60 bin, Hamburg 52 bin seyirci ortalaması ile oynuyor.
Bu takımlarda işleri profesyoneller yapıyor.
Hiçbirinde yöneticiler birbirine sallamıyor, "Asarım,keserim" demiyor, seyirciye hedef göstermiyor. Menajerler ile dans etmiyor.
Reklam yıldızının ekran sefası gibi değil, masa başında plan program ile iş bitiriliyor ve sahada tribünlere zevk veren bir ürün yaratılıyor.