Bursa Hakimiyet

Yeter artık bu Bangura ısrarı

Bangura’dan bahsediyorum.
Eli, ayağı ve bilgisayar kitlenmiş bu adamda.
Santrforu olmayan sahaya, yine bir ümit diye ümitsizce sürülüyor ama bakın o neler yapıyor:
Ferhat soldan topu kesmek için vurmaya hazırlanırken, bizimki kale önünden auta çıkıyor. Sanki arama tarama amacıyla kahveyi basan polisi görüp açık pencereden dışarı atlayan bir “Ne olur, ne olmaz”cı gibi.
Bomboş önüne top uzatılıyor, lunaparktaki metal ördekleri tüfekle vurup sigara kapmak isteyen çocuklara özenircesine Hakan Arıkan’ın tam kalbine isabet ettiriyor.
Bursaspor zaten kötü gününde, gel bir de buradan yak.
Aynen Demirören misali.
“Yeter Ertuğrul Sağlam yeter”
Bu Bangura ısrarını kes artık. Nerede o “Senede bir gün” şarkısı gibi ortaya çıkardığın gençler? Onlarda bu kadar ısrar etseydin iki-üç golü daha vardı Bursaspor’un. Hem de yanında üç-dört puan ile birlikte.
Ferhat Kiraz’ın önce direği, sonra ağları bulmasıyla başlayan gece orta sahada, “Bu defa ben yokum” sinyalleri veren N’Diaye’ye zaman zaman Tuncay ve Belluschi hatta hatta Batalla da katılınca iş sakat sinyalleri gelmişti bile. Hele Isaac ve Diarra’nın hayalet gibi savunmanın arasına dalması her an her şeyin olabileceğinin habercisiydi. Nitekim Isaac’in sağdan kaçışına Vederson ve Serdar Aziz kesmek yerine seyretmek tercihini yapınca göz göre göre beraberlik geldi skorboarda.
Sestak, Kemal Sunal’ın Sakar Şakir’i gibi ne zaman ne yapacağı belli değil ama santrforsuz bir Bursaspor’un fazla öteye gidemeyeceği belli. Hatta, bu Bangura’dan bir şey olmayacağı iki sezondur duble belli. Dün gece bir kez daha Vakıfköy’e tayini çıktı galiba. Ama neye yarar, Bursa’da kayıplara bir yenisi daha eklendi.