Bursa Hakimiyet

Yine dik dur Tolga Özkalfa

Tolga Özkalfa, olayların adamı ama dikkat çeken bir özelliği var;
İstanbul’da ev sahibini pek sallamıyor.
Fenerbahçe’nin son çıkışlarından sonra pazar günkü maçı kim yönetecek , bu ateşten gömleği kim giyecek diye merakla bekliyorduk. Çünkü maç kadar bu da önemli hale geldi. Daha doğrusu getirildi. Sonunda Özkalfa’ya verildi görev.
Hemen aklıma onun yönettiği Beşiktaş-Bursaspor, Galatasaray-Beşiktaş maçları geldi.
Şampiyon olduğumuz sezon İstanbul’daki Beşiktaş maçında verilen, veril-meyen kartlar ve goller nedeniyle büyük tartışmalar çıkmıştı ama bilindiği gibi Bursaspor bu maçı 3-2 kazanmayı başarmıştı. Yani, Tolga Özkalfa hataları ve sevaplarına rağmen tam bir Beşiktaş yanlısı olmamıştı.
Bu sezonki Galatasaray-Beşiktaş maçında da ev sahibinin baskısına rağmen, Oğuzhan’a tükürdü diye Melo’yu oyundan atıverdi. Hatta maçtan sonra uçakla İzmir’e dönerken, bu yüzden Galatasaraylı bir taraftarın tepkisine bile maruz kalmıştı.
Yani, dik durabilen bir yapıya sahip.
Şimdi bunu Kadıköy’de de sürdürmesini, baskılar karşısında ezilmemesini bekliyoruz. 2 takım çıksın ve sadece futbol oynasın.
ÇAKIR BU DEFA HAKLI
Cüneyt Çakır’a bizim maçlarla ilgili kızıyoruz ama, İngilizlerin de bu kadar kızmaya hakkı yok.
Nani de, mezbahada bıçak sallar gibi, sallamasaydı ayağını. Yaptıysa cezasını çekecek. Real Madrid’li Arbeloa’nın göğsüne gelen darbe ile  kalbi teklemeye başlasaydı ne olacaktı?
Cevap basit.
Ortalık toz dumandı.
Londra kedisevenler derneği bile bildiri yayınlardı herhalde, “Nani’nin yaptığı vahşet” diye.
Çakır az bile yaptı. Parmak sallayan Alex Ferguson’u, alkışlayan Ferdinand’ı da haklamalıydı. Çünkü bu tip hareketlere Türkiye’de  kartı basıveriyordu. Ne olursa olsun, İngilizlere karşı Cüneyt Çakır’ın yanındayız. Oralara kadar yükselmek kolay değil.