Bursa Hakimiyet

Yorgun ve kırgın kalple

Göz göre göre yapılan teknik ve idari hatalarla avucumuzun içinden kaçan Avrupa Ligi’nden sonra “Annemizin Ligi”ne dönmek zor geliyor bize. Ortada bir gerçek var;
3 senedir çok da zor olmayan rakipleri (G.Rangers,Anderlecht,Twente) geçemiyorsak biz bu işi beceremiyoruz demektir. Hele bu sezon “Becerememe” Ertuğrul Sağlam ile birlikte Aykut Kocaman, Ersun Yanal, Şenol Güneş’te, (Geçen sezon Tolunay Kafkas) daha belirgin bir hal alınca yerli teknik adamlarda bir sorun olduğu, Türk futbolu açısından artık kendilerine bir çekidüzen verme zamanının geldiği ortaya çıkmaktadır.
Mesela, her yıl trilyonlarca lira kazanan ve mesleklerinde daha uzun yılları olan bu isimler, buna paralel olarak kendilerini geliştirmek zorunda oldukları için acaba ne yapıyorlar? Yoksa, “Ne alırsak kârdır” misali kulağının üstüne mi yatıyorlar? Akla ilk gelen, yabancı dil, Avrupa’da seminer veya kurs, Avrupa liglerini yerinde takip ile yabancı isimler ve kurumlarla sosyalleşme, psikolojik destek gibi çalışmalarda ne kadar varlar?
Ertuğrul Sağlam “Yeni kupa ve yeni Avrupa için şöyle yapmalıyız, böyle yapmalıyız”diyor ama, söz vermesine rağmen hiçbir şey yapamadığı Avrupa için kendisini nasıl yenilemeyi düşünüyor? İzlanda, Belarus, Faroe Adaları’na döndük. 1.veya 2.turda takla. Sadece tek galibiyetler ile senede 3-5 gün avunur olduk.
Bu kadar büyük imkan ve ilginin karşılığı bu mu?
Gün batarken uyanan başkan ve takımı sahada can çekişirken tribünde oturup seyreden teknik adam, seneye sanki Avrupa için ümit veriyor mu? Yine olmayacak hatalarla karşı karşıya kalacak bu yorgun kalpler (Kriz yaşı artık 20-25’lere indi) seneye dayanabilecek mi? Avrupa’ya çıkınca Türkiye ve dışarıya karşı da sorumluluk yüklenen takımlar ve yerli teknik adamların artık “Nurlu ufuklar” beyanatları hiç çekilmiyor doğrusu.
Bu arada Lig’e de bakalım. Ne Twente galibiyeti ne de mağlubiyeti sonrası kriz masasını bile yönetemedik. Onun için gerçeklerden kimse rahatsız olmasın, hatalar kabul edilip çareleri aransın.