Bursa Hakimiyet

Zafer açlığına sofra kurmak

Avrupa çapında ün yapmış bir takıma karşı 4-1’i, 5-1’i kaçırmak Timsah için, şehir için bir ayrıcalık.
Hollandalıya krampon yerine kendi tahta terliklerini giydirip çimenlerde dolaştırmak, 7 cihana karşı bir güç göste-risi.
Batalla, sadece Steve Mc Claren’i değil, neredeyse Hollanda Krallığı Anayasası’nı değiştirecek. Avrupa Birliği’ne Arjantin’den değil de Altıparmak’tan müdahale eder gibi.
Ozan İpek, Sestak, N’Diaye bayıltıcı sprey gibi  kullandı topu. Hani,”Canını ortaya koydu” derler ya, aynen öyle Serdar Aziz’in yaptığı. Ancak bu defaki biraz daha farklı. Bu defa kemiklerini ortaya koydu. Kırmak, çatlatmak pahasına. Yine de attırmadı, Castaignos’a o mutlak golü. “Su gibi aziz ol” sanki onun için söylenmiş.
Doğrusu Türk futbolunun bu zor döneminde bir yıldız gibi parladı Bursaspor.  Türkiye’deki zafer açlığına sofra kurmak da ayrı bir mutluluk;
“Alın beyler, doya doya seyredin”
Ya tribündeki güç, ahenk ve coşku?
Avrupa’ya bile parmak ısırtıyor artık. Alex Ferguson’un açtığı kapıdan dalıyor her ülkeye 26 bin kişilik müthiş gösteri. İster “Anadolu Ateşi” de, istersen “Timsah Ateşi”
Her şeyin en iyisini yaşamış, hatta doymuş Hollandalı gazeteciler bile basın tribününde işi gücü bırakıp sarıldılar cep telefonlarına. Dakikalarca fotoğraf ve video çekerek silinmemek üzere kaydettiler tribünlerdeki o müthiş anları. Sayfalarda ve ekranlarda “Sadece gollerle değil, bu ateşle de yandık” demek üzere.
Gayet tabii tur garanti değil. Rövanş yine de tehlikeli. Ama Avrupa için böyle methiyeler düzmeyi ne kadar özlemişiz.  Teşekkürler Bursaspor, teşekkürler Ertuğrul Hoca.