Bursa Hakimiyet

Zaten cezalısın ne işin var orda?

Bu kadar sert sürtüşmelerden sonra 10 Mart Trabzon’da tarihi bir gün olacaktır.
Sadece Trabzonspor ve Fenerbahçe açısından değil, Türk futbolu için de hayati bir gündür 10 Mart.
Çevre apartmanların balkonlarına bile polis yerleştirme kararı, durumun ne kadar vahim olabileceğinin ufak bir göstergesidir. 3 Temmuz sürecinden sonra “Şeref, haysiyet, namus, kupa” söylemleri ile artık tavan yapan bu kavganın bir patlamaya yol açması en büyük korkulan haline gelmiştir.
İkide bir,”Lig’den çekiliriz” diye tehditler sallayan ama bugüne kadar da en ufak bir icraat(!) gösteremeyen Aziz Yıldırım’ın tüm yönetimi ile birlikte Trabzon’a gitme kararı, bütün bu gelişmelerden sonra çok yanlıştır.
Elini hangi cebine atsa,”Hapis, mahkeme, hak mahrumiyeti” karar kağıtları çıkan Aziz Yıldırım zaten cezalıdır ve maça giremeyecektir. Sivas maçında koridorlara dalarak hakem Yunus Yıldırım’a çok ağır hakaretler eden ve bu yüzden 90 gün hak mahrumiyeti alan Aziz Yıldırım’ın Trabzon’a gitmek istemesi,”Zaten ben yandım, herkes de yansın” ile eşdeğerdedir, tahrik unsurudur.
Üstelik, Kadıköy’deki ilk maçta Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile Fenerbahçelilerin ve emniyet güçlerinin arasında yaşananların uzun sure gündemde kaldığını da unutmamak gerekir. Bu da mevcut sürtüşmelerin üstüne tuz biber ekmiştir.
Ben illaki bir olay olacak iddiasında değilim ama, Lig’in selameti açısından da tedbir ve sağduyu gereğine inanıyorum. Onun için Aziz Yıldırım’a “Gitme” diyorum. Bırak, Trabzon’da diğer yöneticilerin takıma destek olsun.