Mustafa YILMAZ

Mustafa YILMAZ

mustafayilmaz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Çalışma hayatında eşit davranma ilkesi ne şekilde düzenlenmiştir?
02 Aralık 2019 Pazartesi, 08:24

Kamu veya özel sektör ayrımı olmaksızın işverenlerin ve yöneticilerin hizmet verdikleri vatandaşlara ve çalışanlarına eşit davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülük çalışma hayatını düzenleyen kanunlarda yer aldığı gibi anayasal olarak da güvence altına alınmıştır. Son zamanlarda sık sık yüksek yargı kararlarına konu olması nedeniyle bu haftaki yazımda eşit davranma ilkesini özet halinde açıklamaya çalışacağım.

Anayasamızın 10. maddesinde eşitlik hususu; "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." Şeklindedir. Ayrıca Anayasa'ya "çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı" ibaresi eklenerek ayrımcılık ve eşitsizliğin menfi sonuçlarından en çok etkilenen dezavantajlı kişiler de koruma altına alınmıştır. Bu anlamdaki pozitif hak sağlayan işlem ve davranışlar yasalara uygundur. Hukuki değerlendirmelerde eşitliğin iki şeklinden bahsedilir. Birincisi mutlak eşitlik, ikincisi ise nispi eşitliktir. Mutlak eşitlik, kanunların herkese eşit olarak uygulanmasıdır. Nispi eşitlik ise aynı durumda bulunan kişilerin aynı işleme tâbi tutulmasıdır. Çalışma hayatında, yönetici ile çalışan, işçi ile işveren arasındaki ilişkilerde mutlak eşitlik beklemek doğru değildir. Ancak nispi eşitliğin yasa koyucu tarafından koruma altına alındığı da bilinmelidir. Yani aynı durumda, aynı pozisyonda olanların aynı işi yapanların eşitliğinin sağlanmaya çalışıldığı görülmektedir.

Bu amaçla hem kamu da hem de özel sektörde çalışanların korunması amacıyla ilgili yasalarda düzenlemeler yapılmıştır. Özel sektörde eşit davranma ilkesine ilişkin düzenleme İş Kanunu'nun 5. maddesinde yer almaktadır. Yasa maddesi; "İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz." şeklindedir. Önemli bir konu diğer iddialarında ispat yükümlülüğü işçiye verilmezken eşitsizliğe uğradığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla mükelleftir. Ayrıca unutulmamalıdır ki işçi diğer işçilerden bir ayrımcılığa maruz kalıyorsa bunu engellemek için gerekli tedbirler işveren tarafından alınmalıdır. Görmezlikten gelinemez. İşveren ve yöneticiler işçilere nispi anlamda eşitsizliğe yol açarlarsa bu kez işçilerin 4 aylık ücreti kadar tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Ayrıca işçiler sözleşmelerini bu sebeple haklı nedenle feshedebilir. İşçinin performans düşüklüğü, kurallara uymaması, disiplinsizlik gibi durumların karşılığı farklıdır. Eşitsizliğin bahanesi olamaz.

Eşitlik konusunda kamu çalışanlarını ilgilendiren düzenlemeler ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yapılmıştır. Kanunun 6. Maddesinde yer alan memurların yemin metninin içinde; "Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma" şeklinde ifade yer almaktadır. Yine aynı kanunun 7. maddesinde ise ister yönetici ister memur olsun tüm kamu görevlilerinin tarafsızlık ve eşit davranma yükümlülükleri düzenlenmiştir. Madde metni; "Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar, görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar, hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi kamu görevlileri de ister memur olsun ister yönetici hiçbir şekilde eşitlik ilkesine aykırı davranışta bulunamazlar. Hizmet verdikleri vatandaşlara karşı eşit bir şekilde görevlerini yapmaları gerektiği gibi iş arkadaşı ve maiyetinde bulunanlara da karşı da eşit davranmak zorundadır. Özellikle yönetici pozisyonunda olanlar denetim yükümlülüğünün yanında işlemlerin eşit ve tarafsız bir şekilde yapılıp yapılmadığını da kontrol etmeli kendi davranış ve işlemleri için de eşitlik ve tarafsızlık ilkesini unutmamalıdır. Gerek hizmet verilen vatandaşlar ile çalışanlar arasında ki ihtilaflarda, gerekse çalışanların kendi aralarındaki işlemlerde tarafız ve adil bir bakış açısıyla hareket etmelidir. Güçlünün yanında değil haklının yanında yer almalı, herhangi bir mağduriyete yol açacak işleme neden olmamalıdır. Kamu görevlilerinin icra ettikleri idari işlemler yargı denetimine tabidir. Haksız ve yasalara aykırı alınan kararlar nedeniyle bir kamu zararı ortaya çıkarsa veya bir vatandaş mağdur edilirse idareler bu zararları ilgili kişiye rücu etmek zorundadır.

OKUYUCU SORULARI

SORU: Prim günlerimi tamamladım. Herhangi bir işyerinde çalışmıyorum. Sağlık yardımlarımı eşim üzerinden faydalanıyorum. Anonim şirket kurucu ortağı olduğum zaman Bağ-kurlu olma zorunluluğu var mı? (Şevket ERSOY)

CEVAP: 01.10.2008 tarihinden sonra anonim şirket kurucu ortakları Bağ-kurlu yani 4/b sigortalısı sayılmamaktadır. Anonim şirketlerde sadece yönetim kurulu üyeleri zorunlu 4/b sigortalılığı kapsamındadır.

SORU: Maaşımı özel bir bankadan alıyorum. Yaşım nedeniyle her ay şubeye gitmekte zorlanıyorum. Maaşımın evime getirilmesi mümkün müdür? (Kadriye KOÇ)

CEVAP: Öncelikle varsa banka promosyonu nedeniyle verdiğiniz taahhüt süresinin dolup dolmadığını bankanızdan öğrenmeniz gerekir. Eğer taahhüt yoksa veya süre dolmuşsa maaşınızın PTT tarafından evinize getirilmesi için SGK'nın ilgili birimine müracaat edebilirsiniz.

EMEKLİLİK HESAPLAMA

SORU: 2001'den beri kamu da hekim olarak çalışıyorum. 44 yaşındayım. Ne zaman emekli olabilirim.? (Cansu KILIÇER)

CEVAP: 58 Yaş 9000 gün şartlarına tabisiniz. 2033 yılında yaşınızı dolduruyorsunuz. Ancak en az 10 yıl daha çalışmak kaydıyla 2018 yılında yapılan düzenlemeden faydalanarak fiili hizmet zamlarınız nedeniyle bir yıl önce 2032 yılı içinde emekli olabilirsiniz.