Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
180 günün hesabını verdi
26 Aralık 2018 Çarşamba, 08:21

Demokrasinin en temel prensiplerinden biri şeffaf yönetim, bir diğeri ise hesap verebilmek.
Halkın özgür iradesinin sandığa yansıması sonucu parlamentoya giden vekillerin bir daha sandık kuruluncaya kadar böyle bir zorunluluğu yok.
Ancak, iş bilimsel disiplinle yetişmiş, üstelik tıp gibi zorlu bir branşta eğitim, ardından da ihtisas yapmış iseniz durum biraz değişiyor. Geçen dönem bir benzerini genel cerrah Dr. Ceyhun İrgil'de görmüştük. Bu dönem bayrağı alan Bursalı vekil ise ortopedi uzmanı Dr. Mustafa Esgin.
Dr. Esgin, 130 bin Bursalının oyuyla gitti Ankara'ya. Vekil olarak 6 ayı nasıl değerlendirdiğini kamuoyu adına görev yapan basın mensuplarına anlattı. Bunu, hesap verme mecburiyetinde olduğu duygu-suyla yaptı.
Sönmez Medya ziyaretinde, açtı dizüstü bilgisayarını, tarih ve mekan bilgileriyle turizmden Yenişehir Havalimanı'nın daha verimli çalışmasına, hızlı trenden otoyola, hastanelerden tarımsal kalkınmaya kadar yaptığı çalışmaları bir bir anlattı. Çoğunu bu sütunlardan sizlere aktardım.
Dr. Esgin, Bursa projelerinin takibinin yanı sıra, adını daha sonra 'Millet Buluşmaları'na çevirdiği 'Vekil her yerde' mottosuyla başlattığı 29 mahalle toplantısı da gerçekleştirdi. Vatandaşların direkt sorunlarıyla ilgili telefonu 24 saat açık. Bu süre içinde talepte bulunan vatandaş sayısı bin 40'a ulaşmış ve hepsine geri dönüş mutlaka yapılmış.
Bu arada, Dr. Esgin vekilliğinin yanı sıra asıl mesleği olan doktorluğu da ihmal etmiyor. Vekillikten fırsat bulduğu zamanlarda önemli operasyonlar da gerçekleştiriyor.
'Peki, yorulmuyor musunuz?' diye soruyoruz...
Yanıtı hazır; 'yorulmaz olur muyum. Kimi akşamlar yatağa zor yetişiyorum. Asistanlığım zamanındaki uzun nöbetlerden bile daha çok yoruluyorum'

BOZBEY: HERKES BİLSİN Kİ KAZANACAĞIZ

Nilüfer'de 20 yıldan beri başkanlık görevini yürüten Mustafa Bozbey'in CHP'den büyükşehir başkan adaylığı 4 Ocak Cuma günü Parti Meclisi toplantısı sonrası resmen açıklanacak.
Mustafa Bozbey, dün yeni yıl kutlaması için Sönmez Medya'yı ziyaret etti. Espri yaparak, henüz aday adayı sayılırım dese de bir ay önceki çekingen tavrının yerini kararlılık almış. 2019'un çok iyi bir yıl olacağını belirten Bozbey, biz sormadan seçim beklentisini iki ay önce katıldığı Sönmez Medya Buluşması'ndaki sözlerini hatırlatarak açıkladı.
O buluşmada, 'biz nerede yola çıkıyorsak herkes bilsin ki kazanacağız' dediğini hatırlan Bozbey, bu sözünün arkasında olduğunu ve seçimi kazanacağını tekrarladı.

14 YAŞINDAKİ ÇOCUK ÜNLÜ SANAYİCİYİ NASIL DOLANDIRDI?

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Yalçın Aras, sanayici olmasının yanı sıra Ekohaber gazetesinde haftada bir ilginç konulara değinen yazılar kaleme alıyor.
Bu haftaki yazı da kurbanın kendisi olduğu bir dolandırıcılık öyküsü.
Olay, birkaç yıl önce meydana gelmiş. Aras, bir sabah işyerine geldiğinde 14-15 yaşlarında çok zayıf bir kız çocuğunun bekleme bölümünde elindeki dosya ile oturduğunu görmüş. Kız sekretere Nilüfer Belediyesi'nden geldiğini söylemiş. Aras, meraklanıp sormuş, kız da elindeki dosyada yer alan 4-5 tane karakalem resmi göstererek, 'Sergi açacağım cuma günü. Bazı işler için çok az bir bütçe kaldı tamamlamaya' demiş.
Ağlamaklı konuşmadan etkilenen Aras, babasının trafik kazasında öldüğünü, annesinin ise temizlik işleri yaptığını söyleyen kıza, eksik kalan 860 lirayı vermiş.
Resme de meraklı olan Aras, Uğur Mumcu salonunda yapılacağını öğrendiği sergi günü salonun yolunu tutmuş. Ve fakat bir bakmış ortada sergi falan yok. Görevliler, belediyeyi arayınca işin aslı ortaya çıkmış. Salona sergi için gelen başkaları da varmış!
Üzgün bir şekilde işyerine dönen ve kendi saflığından endişe duyan Aras, kızın nereden geldiğini araştırmış. Başka bir fabrikadan da para aldığını öğrenmiş. Hatta o fabrikadan çıkışta lüks bir otomobile bindiğini de öğrenmiş.
Meğer o gün epeyce bir kişi aynı yöntemle dolandırılmış.
Hikayeyi, Aras'ın sözleriyle tamamlayayım:
'Ben de güldüm ama aptallığıma. Dolandırılmak tuhaf bir duygu. Her seferinde değişik tekniklere yine yenildim, yine yenildim. Aslında kandırılan ben ve biz değiliz. Kandırılan toplumumuzun saf temiz yanları...'