Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Altıparmak değil, Keup Strasse
15 Ekim 2017 Pazar, 07:56

Almanya'nın dünya devi olmasının arkasında Türk göçmen işçilerinin emeği ve girişimcilik gücü bugün herkes tarafından kabul edilen bir gerçek.
Trenlerle götürüldükleri kentlerde, vatan hasreti ve yabancı bir ülkede olmanın sıkıntılarıyla yıllarca emek sarf eden Türkler, artık bu ülkenin hemen hemen her noktasına damgalarını vurmayı becerdiler.
'Almanya acı vatan' türküleriyle acılarını içlerine gömen, orada yabancı Türkiye'de Almancı olarak adlandırılan Türkler, yeni dalgalarla dünyanın dört bir yanından gelen göçmenlerin yanında ayrıcalıklı hale de geldiler. BTSO'nun Köln'de düzenlenen Anuga Yiyecek İçecek Fuarı dolayısıyla yaptığımız gezide Köln'ün yanı sıra Duisburg ve Düsseldorf kentlerini de görme fırsatı bulduk.
Gezdiğimiz her bölgede bir Türk işletmesi veya bir Türk'le karşılaştık. Kimi zaman işletme sahibi kimi zaman bir mağazada tezgahtar olarak çalışan Türklerin vatan hasreti hiç bitmese de bulundukları ortama çok iyi uyum sağladıkları görülüyor.
Az buz değil Almanya'da 60 bin Türk firması var. Bunun yüzde 50'si ise Kuzey Ren Vestfalya'da faaliyet gösteriyor. Bunların büyük çoğunluğu da gıda sektöründe faaliyet gösteriyor.
Türk lezzetlerine alışan Almanlar, tıpkı Türkler gibi bazen 400 kilometre yol katederek, Köln'ün Mülheim semtinde bulunan Keup Strasse'ye geliyorlar.
Önceleri döner hayranı olan Almanlar, kuzu incik, taskebabı, hünkarbeğendi gibi tencere yemeklerine de merak salmış. Keup Strasse'deki Mevlana lokantası veya Düsseldorf'taki İzmir Restoran'ın öndeki birkaç masasında Almanları görmek mümkün.

Duisburg'da faaliyet gösteren Şentürkler Marketleri yöneticisi Şahin Şentürk'e göre Almanya'da yeni neslin yemek yapma anlayışı bitmiş. Dışarıda veya hazır yemek tüketimi yaygın.
O yüzden Türk damak zevkine alışmış Almanlar ve orada yaşayan Türkler, hazır yemek sektöründe hızla gelişen Bursa için mükemmel bir pazar.

Akıllı Türk firması
Anuga Yiyecek ve İçecek Fuarı bir dünya vitrini. 7 bin 500 firmanın katıldığı fuarda Türk girişimcilerin akıllı reklam anlayışı da ilgi çekti. Almanya'da faaliyet gösteren bir firma fuar alanının merdivenlerine bile reklam vererek ürünlerini tanıttı.

Kütahyalı Celal'in tespihi
Köln'ün en ilgi çeken yerlerinden biri de çikolata müzesi. Ren Nehri kıyısında kurulu fabrikanın çevresi çok güzel bir gezi alanı ve araç trafiğine kapalı. Ancak bisiklet veya motosikletle dolaşmak mümkün.

Müzeden tam çıktığımız sırada triportör tipi araçta bir kişinin elinde tespihle müşteri beklediğini görünce, kendi aramızda 'Bu kesin Türk'tür' tespitini yaptık' Anadolu Ajansı'ndan geziye katılan Zafer Akpınar ve BTSO basın bürosu görevlisi Yusuf Serkan Yılmaz'la triportöre yaklaşıp 'merhaba' dediğimizde ise gelen yanıt ilginçti; 'Türk olduğumu nereden anladınız'. Adının Celal Sargın ve Kütahyalı olduğunu söyleyen sürücüye bizim verdiğimiz yanıt ise basitti; tabii ki elindeki tespihten.

Bir de Köln trafiğini görün
Bursa'da son yıllarda konuştuğumuz en önemli sorun ulaşım. Daha doğrusu bir yerden diğerine ulaşmama eziyeti. Almanya yolculuğumuzda gördük ki sorun sadece Bursa'nın veya İstanbul'un meselesi değil. Köln'de de Düsseldorf'ta da trafik insanları çileden çıkarmaya başlamış.

Almanya'daki araç sayısının artması nedeniyle ünlü otobanları bile yetersiz hale gelmiş. Hafta sonu bile yoğun trafik var. Düsseldorf ile Köln arası 40 kilometre bir bölümünü otobandan gittiğimiz yoldan Köln'e girmemiz bir buçuk saatimizi aldı.

Mendilci yerine jonglör
Trafik tıkanınca bizdeki kavşaklarda mendil, çiçek hatta kimi zaman salatalık ve muz gibi yiyecek satanlar boy gösterir. Almanya'da ise tıkanan noktalar gençler için farklı şekilde kazanç kapısı olmuş. Belirli bir sayıdaki nesneyi havaya atıp tutan, bu esnada en az bir adet nesnenin havada olmasını sağlayan jonglör gençler, araçlarında bekleyenleri eğlendirirken, günlük kazançlarını da çıkarıyorlar.