Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Antalya gibi olmamız için bir fırın ekmek yememiz lazım!
21 Kasım 2018 Çarşamba, 08:13

Tarım ve sanayi kenti olan Bursa'da işadamından kamu yöneticisine kadar herkes son yıllarda rotanın turizme çevrilmesini istiyor. Bacasız sanayi olarak nitelendirilen bu yeni hedefin asıl amacı Bursa'nın sanayi yoğunluğunu azaltmak, çevresini korumak ve tarihi ve kültürel değerlerini dünyaya tanıtmak. En önemlisi de gelirini artırmak.
2023 için Bursa'nın hedefi yılda 5 milyon turisti ağırlamak. Bursa'nın sahip olduğu zenginlikler düşünüldüğünde bu sayı bile az.
Ancak bir de madalyonun diğer yüzüne bakmakta fayda var. Bursa'nın bu kadar turisti ağırlayacak altyapısı ve hazırlığı var mı?
Bu sorunun yanıtı maalesef hayır...
Geçtiğimiz hafta sonu Büyükşehir, Nilüfer ve Mudanya belediyelerinin Tarihi Kentler Birliği ödül töreni için gittiğim Antalya'da bunu bir kez daha anladım. En son 20 yıl önce gittiğim Antalya, geçen süre içinde bambaşka bir kent haline gelmiş.
Boşuna değil yılda 11-12 milyon turistin ziyaret ettiği Antalya dünyada en çok yabancı turist ağırlayan ilk 5 kent arasında. Tüm kent, adeta turizm için dizayn edilmiş. Bunu sadece 450 olan 5 yıldızlı otel sayısı için söylemiyorum. Yollarından toplu ulaşım araçlarına, otoparkından seyir terasları ve dinlenme mekanlarına kadar tüm ayrıntılar, konaklayanların hayatını kolaylaştırmak için planlanmış..
Sadece iki örnek vereyim...
Bursa'nın turizm açısından kalbinin attığı yer Ulu Camii ve Kapalı Çarşı çevresi değil mi?
Peki, burada turist taşıyan otobüsler geldiği zaman park edecek yer var mı? Hayır...
Antalya'daki benzeri olan Kaleiçi ve limanın hemen üzerindeki Cumhuriyet Meydanı'nda birkaç değil onlarca otobüs kapasiteli üstelik kapalı otopark mevcut. Gelen turist otoparkta indikten sonra ister ücretsiz asansör, ister büyükşehir belediyesinin atlı faytonların yerine koyduğu elektrikli araçlarla ücretsiz olarak limana inebiliyor.
Turisti yolunacak kaz görme alışkanlığı ise neredeyse yok olmak üzere. Cumhuriyet Meydanı'nın seyir terasını Büyükşehir Belediyesi işletiyor. Sadece çayı örnek olarak vereyim; fiyatı neredeyse bizim normal semtlerdeki çay ocaklarıyla aynı...
Uzun yıllar Anadolu Ajansı'nda birlikte görev yaptığımız gazeteci arkadaşım Bünyamin Tokmak'ın rehberliğinde Kaleiçi'nin ardından Perge antik kentine gittik. İkinci örneği buradan vereyim.
Başka bir yazımda uzun uzun Perge'yi anlatacağım için sadece çevre düzenini anlatayım. Çünkü İznik için de aynı şeyler talep ediliyor. Orada da Roma tiyatrosu kalıntıları için kazı yapılıyor ve en son Turizm Zirvesi'nde, bakan yardımcısından bölge için gezinti terası istenmişti.
Perge antik kentine giriş ücreti oldukça yüksek, 35 lira. Ama gezince gerçekten ödediğiniz ücrete değdiğini görüyorsunuz. Turistler için gezi yolları, her bölüm için açıklayıcı tabelalar mevcut. Ayrıca çıkış sizi bölgede yaşayan köylü kadınların el emeği göz nuru ürünlerini sattığı stantlara yönlendiriyor. Böylece bölge ekonomisine de katkı sağlanıyor.
Örnekleri artırmak mümkün. Ancak kısa özeti şu; bizim Antalya olabilmemiz için bir fırın ekmek yememiz gerekir.

TURİZM PLATFORMU'NDA VALİ CANPOLAT'A ZİYARET

En son kararname ile Konya'dan Bursa Valiliği'ne atanan Yakup Canbolat göreve başladığı günden beri ziyaretçi akınına uğruyor.
Geçen yıl, Türkiye'de bir ilk olan kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin yer aldığı Turizm Platformu da Vali Canbolat'ı ziyaret ederek, çalışmaları hakkında rapor sundu. Platform kısa süre içinde başta Turizm Zirvesi olmak üzere önemli çalışmalara imza attı.
Bursa Turizm Platformu Koordinatörü Hasan Eker, Vali Canbolat'ın kültür turizmi konusunda yoğunlaşılmasını istediğini belirtti. Heyetin davetini kabul eden Vali Canbolat, bu ayki turizm platformu toplantısına katılacak. Bu ilk toplantı için benim de bir önerim var. Bursa'yla uzaktan yakından ilgisi olmayan ve her görene İstanbul'u çağrıştıran lale logosunun bir an önce değiştirilmesi için çalışma başlatılmalı.

MOLLASALİH'E ÇİFTE GÖREV

Osmanlı'nın beylikten cihan devletine yolculuğunun temel taşlarından olan Bursa'nın fethinin 3 boyutlu anlatıldığı Panorama 1326 Fetih Müzesi, resmi açılışı yapılmadan ziyaretçi akınına uğruyor. Resmi açılışı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bursa ziyareti beklenen müzeyi geçen hafta sonu 7 bin 257 kişi ziyaret etti. Bunlar sadece dedektörlü bölümden geçenler. Tanıtım amacıyla ücretsiz olan müzeye girişte çocuklar dedektörden geçirilmediği için kesin sayı bu rakamın oldukça üzerinde.
Bu arada, müzenin yönetimi de şekillenmeye başladı. Osmangazi Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü görevini yürüten Orhan Mollasalih, müze müdürlüğüne getirildi. Sabah ve hafta sonları müzede görev yapan Mollasalih, öğleden sonraları da belediyedeki işinin başına geçiyor.
Ziyaretçi sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Mollasalih, müzeye gelenlerin 5 noktada 80'er kişilik gruplar halinde ziyareti gerçekleştirdiklerini ve kubbedeki üç boyutlu bölüme girmek için şimdiden bir saat sıra beklendiğini söyledi.
Mollasalih, giriş ücreti 17 lira olan İstanbul'daki Panorama 1453 Tarih Müzesi müdürüyle aralarında geçen ilginç görüşmeyi de anlattı. İstanbul'daki yöneticilerin kendisine 'Bizim pabucumuzu dama attınız' esprisi yaptıklarını kaydeden Mollasalih, müzenin tanındıkça daha büyük ilgi göreceğini söyledi.
İlk yazıda anlattığım turizm kenti olmak için yatırıma en güzel örnek Panorama Müzesi. Bu tür tesislerin sayıca çoğalması turizme doping etkisi yapacaktır.