Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Azim ve sabırla başarı öyküsünü nasıl yazdı?
13 Mart 2018 Salı, 08:43

Hasan Erdem, şu anda Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkan Yardımcısı. 12 yıl boyunca bıkmadan usanmadan bu koltuğa oturmak için mücadele etti ve sonunda başardı. 20 yıllık yönetimi değiştirmek için 81 ilin neredeyse tamamını kendi cebinden harcama yaparak ziyaret etti. 10 bin acenteyle tek tek görüştü.
Geçen şubat ayında gerçekleşen Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB)genel kurulunda da Firuz Bağlıkaya ile işbirliği yaparak beklenen zaferi elde etti.
Hasan Erdem, AS TV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programında, 12 yıllık mücadelesini anlattı. Sabırla ve azimle elde edilmeyecek bir sonuç olmadığının altını çizen Erdem, yanlış yönetilen, kişilerin menfaatleri için kullanılan üstelik kanuni dayanağı da bulunan TÜRSAB gibi çok değerli bir kurumu menfaat gruplarının elinden kurtardıklarını söyledi.
Üstelik bu yarış haksız rekabet içinde gerçekleşti. Bir yanda kurumun tüm imkanlarını kullanan bir yönetim diğer yanda taşradan aday çıkmaması için yapılan düzenlemeler.
'Baktık bıçak kemiğe dayandı' diyen Erdem, tüm zorluklara rağmen seferberlik ilan ederek, yıkılmaz kaleleri, turizme olan vefa borçlarını ödemek için yerle bir ettiklerini vurguladı.
TÜRSAB deyip geçmeyin 10 bin 400 seyahat acentesi. Türkiye'ye turistlerin yüzde 70'i onlar aracılığıyla geliyor. Bağlı şirketler, hatta okulları bile var.
Hasan Erdem, yeni yönetimin geçmişi bir yana bırakarak, gelecekte neler yapılabileceği konusuna odaklandığını söyledi. Ancak, ibra edilmeyen yönetimin hesapları için bağımsız denetim kuruluşlarınca inceletileceğini ve hazırlanan raporların savcılık ve bakanlığa iletileceğini kaydeden Erdem, çıkacak sonucu ise 'devletin kestiği parmak acımaz' sözleriyle ifade etti.
TÜRSAB'ın yıllarca kötü yönetildiği için çok sayıda kurumla kavga içinde olduğunu ifade eden Erdem, 'Bizim birbirimizle kavga etme lüksümüz yok. Barış içinde yuvarlak masa etrafında toplanarak asgari müşterekler çerçevesinde anlaşmamız ve birlik beraberlik içinde olmamız gerekiyor' dedi.
İlk adım, müze biletleri konusunda atılmış. TÜRSAB Ltd. aradan çıkarılarak, acentelere yüzde 25 indirimli bilet imkanı sağlanmış. Sıradaki konu, otelcilerle seyahat acenteleri arasında yapılması gereken protokol. TÜRSAB olarak, otellerin hiçbir kuruma veya yabancı siteye acentelerin altında fiyat vermemesi. Gerekirse bir kanunla bunun düzenlenmesini istiyorlar.
Yeni yönetim olarak önümüzdeki günlerde kapsamlı bir dosya ile bakanlığın kapısını çalacaklar.

Alman ve Arap turist sayısında artış

Hasan Erdem, tıpkı Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş gibi 2018'den umutlu. Berlin'deki turizm fuarından olumlu sinyaller alınmış. Geçen yıl 3,5 milyon olan Alman turist sayısının bu yıl 5 milyona ulaşması bekleniyor. AB ülkelerindeki negatif algı artık kalkıyor. Hatta Almanlar, bu büyük ilgi karşısında, fiyatların artacağı endişesine bile girmişler.
Almanların yanı sıra Kuveyt, Bahreyn, Katar Birleşik Arap Emirlikleri Umman ve Suudi Arabistan'ın yer aldığı Körfez İşbirliği Ülkeleri'nden gelen turist sayısında da yüzde 15-20 oranında artış bekleniyor. Malezya ve Endonezya'da Türkiye'ye ilgi her geçen gün artıyor. Ama Arap turist artışı hepsinden önemli. Çünkü bir Avrupalı turistin 5 katı harcama yapıyorlar. Hasan Erdem'e göre, dünyada bir milyar 200 bin insan turizm amaçlı dolaşıyor. Türkiye'nin aldığı pay yüzde 2,5. Bunu yüzde 10'a çıkarırsak, Türkiye uçar.

Yüksek hızlı tren gelirse Bursa'daki oteller yetmez

Bursa son yıllarda ulaşım imkanlarının gelişmesiyle turizm konusunda önemli ilerlemeler kaydetti. Çok sayıda uluslar- arası nitelikli otel yapıldı. 2023 için konulan hedef; yılda 5 milyon turist.
Bu hedeflere ulaşılıp ulaşılmayacağını Erdem'e sorduk. Erdem'e göre, yeni otoyol turist artışında büyük etki yarattı. Sabiha Gökçen artık Bursa'ya 45 dakika mesafede. Eskiden Atatürk Havaalanı'ndan Bursa'ya turisti getirmek 4 saat zaman alıyordu. Şimdi 45 dakika. Asıl etkiyi hızlı tren yapacak. Bursa, İzmir, İstanbul ve Ankara arasında merkez haline gelecek. Bu iç turizmi de tetikleyecek. Çünkü tren konforlu ve güvenli bir yolculuk sağlıyor. Çok değil, hızlı tren seferleri başladıktan sonra birkaç yıl içinde Bursa'daki oteller, gelen turistlere yetmeyecek. Asıl iç turizm patlayacak.