Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bu İlkay'ın bu Ali Emir'in bu da Alya Nil'in fidanı...
18 Ağustos 2019 Pazar, 09:42

Sosyal medyada yükselen trend, yaşadığımız çevrenin geçmiş yıllara ait çoğunluğu siyah-beyaz fotoğrafları.
Geçtiğimiz hafta bu türden iki fotoğraf dikkatimi çekmişti. Biri 1892 yılına ait Yeşil Türbe, diğeri ise 1970'li yıllardan teleferik ve arka planındaki Uludağ'ın etekleri. Dikkatli bakınca her iki fotoğrafın arka planındaki yamaçların ağaçsız olduğu görülüyor. Günümüzde büyük ağaçlar nedeniyle neredeyse fotoğrafını çekemediğimiz Yeşil Türbe'nin çevresinde ise bir tane ağaç yok...



Başta Uludağ'ın yamaçları olmak üzere Bursa'nın yeşiline ormancıların katkısı çok büyük. Ovadaki meyve bahçeleri beton saldırısına yenik düşerken, orman teşkilatının gözü gibi koruduğu bölgeler yeşil kalabildi.
Orman teşkilatı son yıllarda bir yandan orman yangınlarını önlemek için insanüstü çaba sarf ederken, diğer yandan küle dönen ormanlara yeniden hayat veriyor. Bunun en güzel örneklerinden biri de Mudanya. İlçe sınırlarında 2015'te çıkan yangında 170, geçen yıl da 36 hektar ormanlık alan küle döndü. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, vatandaşların da destek verdiği çalışmalarla bu bölgeleri yeniden ağaçlandırıyor.
AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin de konunun yakın takipçilerinden biri. Dr. Esgin, bahar aylarında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin katıldığı törene şarkıcı Haluk Levent'i de davet etmişti. Bölgeye çoğunluğu öğrenciler tarafından binlerce fidan dikilmişti.
Dr. Esgin önceki gün Bursa Orman Bölge Müdürü Yalçın Akın ile birlikte yapılan ağaçlandırma çalışmalarını inceledi. 47 bin 695 ağacın yandığı bölgeye131 bin kızılçam, fıstıkçamı, servi, yaban meyveli ağaç fidanı dikildi. Bu fidanların boyu neredeyse bir metreye ulaştı.


Çağrışan bölgesinde yanan 8 bin 702 yanan ağacın yerine yaklaşık 47 bin 800 fidan ise 25 santimetreyi geçti. İncelemeleri sırasında fidanları diken çocukların isimlerinin yer aldığı etiketleri gösteren Dr. Esgin, bu fotoğrafları sosyal medya hesabından 'Mudanya Çağrışan'da içimiz yandı... Rant için yakıldı, dendi. Kısa zamanda her bir karışı ağaçlandırıldı. Devlet millet, yaşlısı genci el ele. Mikail, İlkay, Ali Emir, İlkin, Alya Nil. Çocuklarımızla, ağaçlarımız; geleceğimizle umutlarımız birlikte büyüyecek' yazısıyla paylaştı.

84 YIL ÖNCE LEYLEKLERLE KARTALLARIN SAVAŞI BURSA'DA ÇIKMIŞ...

Bursa ve çevresinde yaşanan ve bugünlerde güneye göçmeye başlayan leylekler ile kartalların savaşını hiç duydunuz mu?
Ben hiç duymamıştım. Sosyal medyada öyküyü görünce merak edip araştırdım. Paylaşımlarla internet sitelerinde yer alan bilgiler birbiriyle örtüşünce yazmaya karar verdim.


Gazetelere yansıyan hatta 18 Ağustos 1934 The Times gazetesinin İstanbul muhabirinin '300 leylek ve 60 kartal arasında olağan dışı bir savaş' haberi ile dünyanın da öğrendiği olay 1934 yılının haziran ayında başladı. Paylaşımla devam edelim:
Leylek yavruları yumurtadan çıkalı henüz bir ay olmuştu. Uludağ zirvelerinden süzülen 6 kartal, Orhangazi'de bir leylek yuvasına saldırdı. Anne ve baba leylekleri öldürüp, 4 yavruyu kaçırdı. Aradan birkaç gün geçti. Yine bir grup kartal, bir leylek yuvasına saldırdı. Ancak bu kez yuva boştu. Sonra her yerden haberler gelmeye başladı. Kartallar gruplar halinde leylek yuvalarına saldırıyordu.
Birkaç gün sonra ülkenin dört yanından Bursa, Aydın ve Trakya'ya yüzlerce leylek akın etti. Aynı şekilde kartallar da toplanıyordu. Ve ağustos ayında Menderes deltasında inanılmaz bir savaş başladı. Halk başı yukarıda bu savaşı izliyordu.


İnsanların gönlü leyleklerden yanaydı. Köylüler yaralanıp yere inen leylekleri tedavi etmeye çalışıyorlardı. Kimileri ağaçlara tırmanıyor, yuvalardaki yavru leyleklere yiyecek ulaştırıyordu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ın bu savaşa müdahale etmesini isteyenler bile vardı.

SAVAŞI KİM KAZANDI VE ÇIKARILACAK DERS...

Savaşta iki taraf da kayıplar veriyordu. Daha da ilginci hem leyleklere, hem de kartallara ülkenin değişik yerlerinden sürüler halinde takviye geliyordu. Kartallar güçlüydü ama leylekler sayıca üstündü. Üstelik daha organize idiler. Genç leylekler kartalları yoruyor, tecrübeli yaşlılar ise yorulan kartala öldürücü gagayı vuruyordu. Ayrıca insanların yardımı nedeniyle leylekler yerleşim birimlerine yakın bölgelerde savaşıyordu. Kartalların savaşı ormanlık, dağlık alanlara çekmesine izin vermiyorlardı. Günler sonra savaş bitti. 300 leylekle 60 kartalın gökyüzündeki mücadelesinin kazanan tarafı leylekler oldu. Bölgeyi terk eden kartallar 33 kayıp verirken, leyleklerden 29'u telef oldu. İster kıssadan hisse ister çıkarılacak ders diyelim; leyleklerin gökyüzünün en yırtıcı kanatlısı olan kartalları yenmesindeki sır, birlik içinde hareket etmeleri. Boşuna dememişler birlikten kuvvet doğar...