Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa hep üvey evlat mı kalacak?
20 Eylül 2017 Çarşamba, 09:29

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın bugün Türkiye'nin birçok kenti tarafından da kullanılan güzel bir sloganı var; Bursa büyürse Türkiye büyür...
Ekonomik açıdan büyüme sözü kulağa hoş geliyor elbette, ancak önlem almazsanız büyümenin de getirdiği sorunlarla baş başa kalırsınız.
İlk kez Erdem Saker, büyükşehir belediye başkanlığı döneminde söylemişti sanırım; Bursa her yıl bir Çanakkale kadar büyüyor. Yani Çanakkale kadar belki de daha fazlası yatırım gerekiyor.
Peki, Bursa gayri safi milli hasılaya yaptığı katkı kadar karşılığını alıyor mu? Hayır...
Alsa zaten bugün yaşadığımız birçok sorunumuz olmazdı.
Bugünlerde okulların açılmasıyla birlikte ulaşım sorununu tartışıyoruz. Sorunun temeli ulaşım yatırımlarının büyüme ile senkronize olarak gitmemesinden kaynaklanıyor.
Hükümette alışkanlık haline gelmiş; 'Bursa kendi göbeğini keser nasıl olsa...' Metrosunu da kendi yapar, stadyumunu da.
Zaten eğitim ve sağlık yatırımlarını söylemiyorum bile... Hayırseverlerin katkıları olmazsa bu nüfus artış hızında çocuklarımıza derslik bulamazdık.
Şimdi, yeni alternatif yollardan 'Brüksel Modeli' önerilerini konuşuyoruz. Bunun için kaynak gerekli. Örneğin yeraltından yapılması planlanan Yıldırım Metrosu için Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe, Başbakan Binali Yıldırım'dan yardım istiyor. Teklifi yine Bursa'ya özgü, yani, 'siz tüneli yapın biz içindeki vagonların hallederiz'
Elbette ki yerel yöneticilerin görevi halkın ihtiyaçlarını karşılamak ama İstanbul-Bursa-İzmir otoyolu ile Marmara'nın en önemli merkezi olan Bursa'da, devlet yatırımını ara ki bulasın..

İstanbul Boğazı'na üçüncü köprü, yetmedi Marmaray, yetmedi tüpgeçit yatırım üstüne yatırım. Metro kentin dört bir yanında. Büyükşehir Belediyesi muhalefet partisinden olan İzmir'in metrosunu bile merkezi hükümet yapıyor.

Bursa taşın altına elini koyuyor.
Bursa'nın ulaşım sorununu sadece yerel yöneticilere yüklemek yanlışından bir an önce kurtulmalıyız. Bu konuda topyekûn bir çalışma gerekiyor.
Hükümetin gözünde hep üvey evlat mı kalacağız?
Bursa'nın 11'i iktidar partisinden 18 milletvekili var. Bunların görevi Bursa'yı Ankara'da temsil etmek ve hakkını aramak.
Geçmişte, Bursalı vekillerin çabaları sonucu yatırımların nasıl geldiğini görmüştük. Şimdi ulaşım konusunda da mevcut vekillere görev düşüyor.

Dr. Brenner'in planına ne oldu?

Madem ulaşımdan başladık ondan devam edelim.
Ulaşım sorununa köklü ve bilimsel çözümler üretmek amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından Alman Dr. Brenner firmasına 2012 yılında Ulaşım Ana Planı yaptırıldı. 2030 yılını hedef alan çalışma o dönemde kamuoyuna açıklandı.
Çalışma için Büyükşehir sınırlarındaki 7 ilçedeki 234 mahallede 13 bin 448 hanede 48 bin 600 kişiyle yüz yüze anketler yapılmış, 5 noktada 2 bin 223 şoförle görüşülmüş, 68 kavşakta da video kaydı alınarak, ana caddelerde 7 gün 24 saat araç ölçümleri gerçekleştirilmişti. O dönemdeki ölçümlere göre, Bursa'da özel araçlarla yapılan günlük yolculuk sayısı 2 milyon 476 bin 293 bu sayı 2020'de 3,3 milyona ve 2030'da da 4 milyon 300 bine çıkacak. Buna göre 2030 yılında özel araçlarla yolculuk sayısı bugüne göre yüzde 70 artacak.
Dr Brenner'e göre, çözüm toplu ulaşımda. Atatürk ve Altıparmak caddelerinin trafiğe kapatılarak yayalaştırılmasını da öneren Dr. Brenner'in en çok önem verdiği konuların başında bisiklet yolları ve "Park and ray" sistemi geliyor. Ama bunun için de 18 bin araçlık yeni otopark yapılması gerekiyor. Bursa'nın mevcut stoku ise sadece 5 bin.
Yatırımlar konusunda hükümete çağrı yapmıştım. Bu çağrıyı bir kez de yerel yönetim için yapmak istiyorum. Kendi hazırlattığınız planı bir kez daha gözden geçirmekte fayda var.
Önemli ipuçları bulacağınızdan eminim.