Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa'nın asıl kimliğine dönme zamanı
16 Temmuz 2019 Salı, 08:01

Bursa'nın sanayiden önceki kimliği; tarım. Ve önümüzdeki günlerde insanları beslemek o kadar önemli hale gelecek ki o zaman asıl kimliğimizin nasıl bir hazine olduğunun farkına varacağız.
Geçtiğimiz hafta Mustafakemalpaşa'nın Karaoğlan köyündeki Manda Evi'nin açılış ve tanıtım törenine giderken İzmir yolunu, dönüşte ise Unçukuru ve Çalı güzergahını kullandık. Bu yol aslında eskiden İzmir'e ulaşımı sağlayan güzergah.
Kısa süreli olsa da seyahatimizi Uludağ Üniversitesi'nin tarımla ilgili iki öğretim üyesiyle birlikte gerçekleştirdik.
İzmir yolundan giderken pek fark edilmiyor ama anayoldan çıkıp Mustafakemalpaşa ovasına girdiğinizde ya da Unçukuru'ndaki tepeden muhteşem Uluabat Gölü'ne baktığınızda hazinenin vücut bulmuş halini görüyorsunuz.
Aynı duyguları Orhangazi'nin Sölöz ilçesini geçtikten sonra Yenişehir yol ayrımındaki tepeye tırmandığımda yaşamıştım. Bir yanda masmavi İznik Gölü, diğer yanda dört mevsim yeşil olan zeytin ağaçları. Bu listeyi Bursa'nın her ilçesinin kırsalındaki zenginliklerle uzatabiliriz.
Peki, bu hazinenin kıymetini biliyor ve değerlendirebiliyor muyuz?
Maalesef hayır...

Dağ ilçelerindeki göç yüzünden hayvancılık bitti. Tarıma gelince; Yenişehir, Karacabey, Mustafakemalpaşa ovalarında ciddi anlamda üretim devam ediyor ama hangi tohumla ve hangi planlamayla...
Birlikte yolculuk yaptığımız Prof. Dr. Mehmet Koyuncu Türkiye'nin önemli hayvan yetiştiriciliği uzmanlarından biri. Köye giderken ekili arazileri göstererek, 'hepsi F1 diyerek' iç geçirdi. Merak edip sordum; Nedir bu F1?
Yabancı menşeli tohumlar ve bir kez ürün alabiliyorsunuz. Yani tohumluk olarak ayırdığınız ürünü ektiğinizde yetişme şansı yok.
Sadece yabancı tohum da değil...
Parçalı arazilerde çiftçi kafasına göre ekim yapıyor. O yıl hangi ürün değer kazanmışsa ona yöneliyor. Hasatta ürün bol olup, fiyatlar düşünce kabus başlıyor. Bir tek domates konusunda fabrikalarla bağlantılı üretim var.
Bursa'nın tarım potansiyelini planlamayla değerlendirmekten başka çare yok. Bunun yolu da kooperatiflerden geçiyor.
Karaoğlan köyünde bir proje ve kadın derneğinin birazcık destekle neler yaptığını görünce umudum arttı. Çiftçi, yol gösterip, destek veren olunca bir araya gelmeyi becerebiliyor.
Sözün özü; Almanların otomobil fabrikası yatırımını kaçırdık diye üzüleceğimize tarımsal planlamayı yaparak, verimli arazileri değerlendirmemiz gelecek için en iyi yatırım olacak.

TARIM İÇİN POLONYA VE BALTIK TURU

Özel sektör de bu potansiyelin farkında ve üretim modelleri arıyor. Her konuşmasında 'tarımsız sanayi olmaz' diyen BUSİAD Başkanı Ergun Hadi Türkay da Karaoğlan köyündeydi.
Bursa Sanayi ve Ticaret Odası'nda(BTSO) da Bursa tarımının kalkınması ve geliştirilmesi için emek harcayan çok sayıda yönetici var. Bunlardan biri de hem bu alanda ihracat yapan şirketi de bulunan hem de BTSO'da Meclis Başkan Yardımcısı ve Dış Ticaret Konseyi Başkanı Murat Bayizit.
Daha önce Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Tarım AŞ ile dağ yöresi için geliştirilen projelere destek veren Bayizit, bugünlerde yine tarımsal üretim için Polonya ve Baltık turunda. 15 günlük gezinin bir haftasını Polonya'da geçiren Bayizit, Baltık ülkeleri olan Litvanya, Letonya ve Estonya'da incelemelerini sürdürüyor. Fırsat bulursa Finlandiya'ya da geçecek.

DESTEK VE PLANLAMA TARIMI CANLANDIRDI

Polonya'da bir hafta 2 bin 500 kilometre yol yapıp, 5 kentte 20'ye yakın fabrika ve üretim bölgelerini ziyaret eden Bayizit'e izlenimlerini sorduk. O da anlattı:
Polonya, Türkiye'ye çok benzeyen bir ülke. Yıllarca tarım tıpkı Türkiye'deki gibi üvey evlat muamelesi görmüş ama işin rengi ülke 2004'te AB'ye üye olunca değişmiş. Gelişmiş AB ülkeleri Polonya'daki verimli araziler ve ucuz işgücü için üretime ciddi destekler vermiş. Fabrikalar altyapılarını yenilemiş. Kalite anlayışı en üst seviyeye çıkınca üretim de artmış. Mesela ahududu üretimi kısa zamanda yılda 110 bin tona çıkarılmış. Türkiye'deki üretim ise sadece 4 bin ton.
Polonya tam bir tarım ülkesi nüfusunun yüzde 35'e yakını kırsalda yaşıyor. Bir buçuk milyona yakın tarım işletmesi var ve 20 milyar Euro tarım ürünleri ihracatı var. Parçalı alanlarda tarım yapıyorlar. Hammadde noktasında onlar da sıkıntı çekiyor ama verimlilikleri çok yüksek.
Bayizit'e göre, Polonya ve Baltık ülkeleri Türkiye ve Bursa için iyi Pazar. Bu ülkelere patates veya elma satamayız ama kiraz ve nar avantajlı ürünlerimiz.