Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa'nın sorunlarına Vali yaklaşımı
13 Eylül 2017 Çarşamba, 08:31

Bursa Valisi İzzettin Küçük, geçen yılın haziran ayındaki atamasının ardından belki de ilk kez bu kadar geniş kapsamlı gündemle basının karşısına çıktı. Gerçi bu ikinci buluşmasıydı ama önceki toplantısında konular bu kadar detaylı konuşulmamıştı.
Belki de geç kalmış bir toplantı oldu ama çok önemli konular bu kez sorumlu ağızdan detaylandırılarak anlatıldı.
Vali Küçük, trafik sıkıntısından uyuşturucu belasına, sanayinin gelişiminden çevre kirliliğine, kentsel dönüşümden turizme, FETÖ operasyonlarından, MOBESE kameralarının artırılmasına kadar birçok konuyu detaylandırarak anlattıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ayrıntıları gazetemizin haber sayfalarında bulacağınız için izlenimlerimi anlatayım.
Geçen yıl trafik konusundaki çabalarını okul servis saatlerine müdahalesiyle gösteren Vali Küçük'ün bu konudaki kararlılığı devam ediyor. Emniyet Müdürlüğü'ne verdiği talimatla konuyu araştırıyor. Çıkacak sonuca göre, değerlendirme yapılacak. Ancak bu konudaki en önemli mesajı Organize Sanayi Bölgeleri'ne mesai saatleriyle ilgili teklifini yinelemesiyle ilgili olumlu yanıt gelmemesinden memnun değil. Sanayiciler, dünya ile entegrasyon nedeniyle mesai saatlerinin değişmeyeceğini bildirmişler.
Diğer bir konu gelişigüzel araç park etmeleri. Vali Küçük'e göre, parklar, trafiğe yüzde 30'a kadar artırıyor.
Yollarda daha fazla trafik polisinin talebine ise sıcak bakıyor. Sanırım önümüzdeki günlerde sıkışıklığın yaşandığı kavşaklarda daha çok polis göreceğiz.
Vali Küçük'e göre, Bursa trafiğinin çözümü orta ve uzun vadede yeraltından sefer yapacak metroda. Büyükşehir Belediyesi'nin bu konudaki çalışmalarının hükümet tarafından desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Popülizmin sonu hüsrandır

Vali Küçük'ün üzerinde en çok durduğu konulardan biri de terörden daha tehlikeli olarak nitelendirdiği uyuşturucu belası. Terörle mücadelede silahla çözümü alabiliyorsunuz ama uyuşturucuda aynı sonuç mümkün değil.
Batı ülkelerinin sorunu güvenlik eksenli gördüğü için mücadeleyi kaybettiğini işaret eden Vali Küçük, 'Elimizde bir sihirli değnek olsa bir gece içinde Bursa'da uyuşturucu satışı yapan diyelim ki bin 100 satıcıyı aynı anda yakalasak, ertesi gün daha fazla kişiyi satış yaparken bulabiliriz" sözleriyle tehlikenin önemine dikkat çekiyor.
Çok zor bir mücadele gerçekten Vali Küçük'ün verdiği bilgiye göre, AMATEM'e girip çıkanların maalesef yüzde 80'yi yeniden uyuşturucuya başlıyor. O yüzden köyler kurulmuş. Bunlardan sonuç alınacağına inanıyor. Vali Küçük'ün bu konuyla ilgili ciddi bir uyarısı da var. Demokrasi üzerinden örnekleme yaparak anlatıyor; "Demok-rasinin en büyük zaafı popülizmdir. Popülist politikalar da hüsranla sonuçlanır. O yüzden 40 yönü olan uyuşturucuya karşı popülist yaklaşımlar yerine topyekûn mücadele ile sonuç alınması mümkün." Yine Vali Küçük'ün verdiği rakam çok enteresan, uyuşturucu kullananlarda anne ve babaların ilgisizlik oranı yüzde 70. Burada polisin yanı sıra ailenin de ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.

Çocukları bu okullara sokmak cinayettir

Bursa'nın son haftalarda en çok tartıştığı konulardan biri depreme dayanıksız okullar. Vali Küçük, bunun iki yıl önce başlatılan bir çalışma sonucu ortaya çıkan raporlar doğrultusunda yapıldığına işaret ediyor. 16 okulun ise yıkılma tehlikesi olduğu için boşaltıldığını söylüyor. Tartışmalara son noktayı ise 'Bu okullara öğrencileri sokmak cinayettir' sözleriyle koyuyor.
Depreme dayanıksız okul sayısının fazla olduğu yönündeki soruya ise eksikleri olanlar var ama bunlar yıkılma tehlikesi olanlar yanıtını veriyor.
Bununla ilgili ilginç bir gelişmeyi sizlerle paylaşayım. Bu toplantının ardından sabah ilk telefon, Türk Eğitim Sen Başkanı Selçuk Türkoğlu'ndan geldi. Türkoğlu'nun verdiği bilgiye göre, yıkılma tehlikesi bulunan okullar arasında yer alan Gürsu Yıldız Tekstil Anadolu Lisesi ana binasında tehlike yokmuş. Tehlike kalorifer dairesinin de bulunduğu ek bina ile ilgiliymiş.
Şimdi gel de çık işin içinden. Okul öğrencilerinin nereye nakledileceği bile belirlenmiş. Daha vahimi acaba diğer okullar hakkındaki raporlar ne kadar güvenilir?
Aslında çevre, yaşanılacak şehir kriterleri, turizm, Uludağ ve yeni sanayi bölgeleri ile ilgili çok konu var ama maalesef bunların tamamını yazmak mümkün değil. Önümüz-deki günlerde bu konuları fırsat bulursam anlatacağım.