Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa sanayisini geleceğe bu merkez taşıyacak
21 Kasım 2017 Salı, 07:47

Türkiye, önümüzdeki yıllarda sanayi ve ihracatta dünyanın 10 ülkesi arasında yer almayı hedefliyor. Bunun en önemli lokomotifi de Bursa gibi uluslar- arası rekabette söz sahibi olan sanayi altyapısının hazır olduğu kentler olacak.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, geçtiğimiz ay yaptığımız sohbette, Bursa'nın hem ihracatta hem de sanayide Türkiye ortalamalarının üzerinde performans gösterdiğini rakamlarla açıklamıştı. Ancak, sanayi rekabeti durağanlık kabul etmiyor. Kendinizi yenilemez ve geleceğe hazırlamazsanız mevcut durumunuzu da yitirecek hale gelirsiniz.
Peki, bu nasıl gerçekleştirilecek?
Sadece üniversiteler veya araştırma merkezlerinde yürütülen projeler veya patentler, bu rekabetin sürdürülebilmesi için yetmiyor. Türkiye'nin ve Bursa'nın en büyük eksikliği araştırmaların ticarileştirilmesi konusunda.
AS TV'de yayınlanan Gözlem Kulesi'nde, geçen hafta Bursa'yı geleceğe taşıyacak önemli bir kurum olan Bursa Teknoloji ve Koordinasyon Ar-Ge Merkezi'ni (BUTEKOM) ele aldık.
BTSO'nun vizyon projeleri arasında yer alan merkezi bize DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Özsoy ve Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve BTSO Ar-Ge ve Projeler Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Karahan ve DOSAB Yönetim Kurulu Üyesi Osman Sönmez anlattı.

Öykü ilginç ve bir o kadar da örnek alınması gereken bir ortak akıl başarısını içeriyor.
10 yıl önce teknik tekstil çalıştayı sonundaki yol haritasında belirlenen konu başlığıyla gündeme gelen ve 20 metrekarelik bir ofiste, 2-3 kişilik bir kadro ile yola çıkan BUTEKOM bugün 13 bin metrekarelik bir alanda içinde bin 200'den fazla testin yapılabileceği bir merkez haline geldi.
Önce tekstil ve teknik mükemmeliyet merkezi, ardından kompozit ve sırada nanoteknoloji var. Araştırma ve onun ötesinde araştırmanın nihai ürüne dönüştürülmesinin temelleri burada atılıyor.
BTSO bu yatırımı Kalkınma Bakanlığı'nın desteğiyle 50 milyon lira harcayarak gerçekleştirmiş. Ayrıca AB fonlarından 5 milyon Euro destekle prototip merkezi de kuruluyor. Prototip merkezi deyip geçmeyin. Önce araştırma ardından geliştirme ve sonunda nihai ürünün prototipi de bu merkezde yapılacak.
Şimdiden çok iyi sonuçlar alınmaya başlandı bile... 5 Üretim- geliştirme (Ur-Ge) ve bir kümelenme ile 200 firma çalışmalara ortak hale getirilmiş. 2009 yılından beri de Kalkınma Ajansı'na 24, TÜBİTAK'a 40, KOSGEB ve AB'ye 8'er proje hazırlanmış.
Bursa'yı uluslararası rekabete hazırlayacak bu merkez, şimdiden model oldu bile. Örnek alan birçok il var.

Önce araştırma sonra üretim

Osman Sönmez, Bursa'nın tekstil sektöründe öncü kuruluşlarından biri olan Sönmez Holding'in üçüncü kuşak temsilcilerinden biri. Sönmez, 10 yıl önce kompozitin dünyadaki gelişimini görerek, yatırıma karar vermiş. Bu yatırımı gerçekleştirirken önce sektörü ve pazarı araştıran Osman Sönmez, ardından yatırımı gerçekleştirmiş. 2010 yılından beri cam ve karbon içerikli kumaş malzemelerin imalatını yapıyor.
Osman Sönmez, sektörün aslında Türkiye ve Bursa için hiç de yabancı olmadığının altını çizerek, Anadol otomobil örneğini veriyor. Her ne kadar Anadol kötü bir imaj olsa da, sektör dinamizmini koruyor ve geleceğe emin adımlarla ilerliyor.
Yakıt tüketiminin azaltılması için taşıma araçlarının en büyük handikapı ağırlık sorunu. Bunun çözümü de kompozit malzemelerde. O yüzden otomotivden, deniz araçlarına, trenden uçağa kadar tüm araçların hafifletilmesi için kompozit kullanımı artıyor.

Kapısı çok çalınacak

Osman Sönmez, Türkiye'de otomotivin kalbinin attığı Bursa'da özellikle fabrikalarla bağlantılı çalışan firmaların buna hazır olması gerektiğini vurguluyor. Çünkü çok fazla uzun zaman sonra değil birkaç yıl içinde ana firmalardan sanayicilere şu talep gelecek: 'Ürettiğiniz parçanın kompozit olanını istiyoruz'
Bu yüzden firmalar şimdiden yol haritalarını belirlemeli. BUTEKOM da bu imkanı sağlayan bir merkez. Geleceğe yatırım yapacak girişimciler, önümüzdeki süreçte BUTEKOM'un kapısını aşındıracak gibi gözüküyor. Merkezdeki beklenti de bu yönde.