Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Bursa'ya devlet yatırımı tercih değil zorunluluk'
22 Şubat 2018 Perşembe, 08:56

Bursa'nın milli ekonomi ve ihracata yaptığı katkı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmelerde, kentin buna karşılık genel bütçeden hak ettiği yatırımları alamadığı sitemi yapılır.
Bu değerlendirme bazen bir sivil toplum kuruluşu, bazen bir akademisyen, hatta politikacılar tarafından dile getirilir.
Baia Otel'de yapılan Sönmez Medya Buluşmaları'nın bu haftaki konuğu olan Bursa Valisi İzzettin Küçük, bu görüşe karşı çıkıyor. Türkiye yatırımı olarak değerlendirilen İstanbul-İzmir Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, hızlı trenin yanı sıra hastaneler, göletler üst üste konulduğu zaman bunun tam tersi bir tablonun ortaya çıkacağını savunuyor.


Bir yerde sanayi varsa otobanın, demiryolunun limanın yapılacağını vurgulayan İzzettin Küçük, 'Bursa'ya devletin yatırım yapıp yapmaması bir tercih değil bir zorunluluk' dedi.
Bu zorunluluğu hükümet değişikliğiyle bir bağlantısı olmayacağının altını çizen İzzettin Küçük, 'Efendim bu hükümet gelse de azaltır çoğaltır böyle bir şey yok. Bu kadar sanayi varsa mecbur yolu da otobanı da demiryolu limanı hastanesini de yapıyor. Onun için devletten aldığımız pay bu anlamda eksik değil' diye konuştu.
Şehir içinde yapılan çalışmalar ve belediyelerin yatırımlarının ise birkaç konuyla sınırlı olduğunu anlatan Vali İzzettin Küçük, 'Metro yapımı ile ilgili bizim devlete hükümetimize talebimiz var bu da karşılanacak' dedi.
Başbakan Binali Yıldırım'ın pazar günü AK Parti İl Kongresi için Bursa'ya geleceğini hatırlatan Vali İzzettin Küçük, Yıldırım'ın valiliği ziyaretinin kesinleştiğini söyledi.
Bu ziyarette Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ile hazırlanan, içinde metro projesinin de olduğu Bursa dosyası Başbakan Yıldırım'a sunulacak.

'Sağlığımız yoksa ne yapayım ben parayı'

Bursa'daki hava kirliliği, kış aylarında belirlenen sınır değerlerin sık sık üzerine çıkıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ölçüm istasyonları bunu tespit ediyor. Yani devlet kirliliğin farkında. Uzmanlar da bunun insan sağlığına olan etkilerini her fırsatta anlatıyor.
Peki, çözüm nasıl bulunacak?
Vali İzzettin Küçük, Bursa'da göreve başladığı günden beri çevre konusundaki hassasiyetini her fırsatta dile getiriyor. Bursa'daki kirliliğin kaynağının kömür kullanımı, endüstri ve araçların egzoz gazından kaynaklandığını söyleyen Vali İzzettin Küçük'e göre, kömür yerine doğalgaz kullanımının artırılması gerekiyor. Tabii bu da zaman istiyor. İkinci konu yeni bacalı sanayiye izin vermemeli. Burada bir noktanın altını dikkatlice çizen İzzettin Küçük, 'Sanayi demiyorum. Bacalı sanayi diyorum bunu iyi ayırt etmek lazım. Duman tüttüren sanayi. İleri teknoloji sanayiye artık yol vermemiz lazım. Bunlara gerek de yok ihtiyacımız da yok' dedi.
Kent içindeki küçük üretim birimlerinin de Bursa'ya zarar verdiğini ve bunların Kestel'de BESOB sitesine taşınacaklarını anlatan İzzettin Küçük'ün verdiği bilgiye göre, 3 bin atölyelik sanayi sitesindeki bin işyerinin ihalesi bir buçuk ay içinde yapılacak.


Vali İzzettin Küçük'ün bu konuya sağlık penceresinden bakışı da önemli. Söylediği şu cümlenin altına herkes imzasını atar.
'Efendim her şeyimiz paramız var ama sağlığımız yok ne yapayım ben böyle parayı bu şehri korumamız lazım. Hastalık olursa ne işi yarar'
Çevre korumasının diğer bir ayağı da denetim. Vali İzzettin Küçük, çok ciddi denetim yaptıklarını ve bu konuda şikâyet bile aldıklarını söyledi.
Şikâyet diye sorduğumuzda; Valinin yanıtı oldukça manidar.
' Çok ciddi denetim yapıyoruz. Hatta çok fazla şikayet almaya başladık. Ankara dönüşlü olarak, 'Bu nasıl ceza' diye'.

Kadına şiddete karşı toplumsal tepki

Kadına şiddet Türkiye'nin kanayan yarası. Son günlerde artan kadına şiddet ve cinsel istismar olaylarıyla ilgili siyasiler de harekete geçti. Bu konuda ortaya konulan iradenin önümüzdeki günlerde yasalaşması için adımlar da atıldı.
Vali İzzettin Küçük, yasa kadar toplumun zihniyeti yapısı ve yaklaşımının önemini vurguladı. Çıkarılan yasalarla cezaların artırılmasının, caydırıcı olmasına rağmen sorunu ortadan kaldırmadığını anlatan İzzettin Küçük, 'Karısını döven bir adamın yüzüne mahallesindekiler bir daha bakmamalı, kınamalı.


Adam yaptığından utanacak hale getirilmeli. Toplumu bu yönde yönlendirmemiz lazım. Allah erkeğe kas ve kemik kuvvetini, kadını çocuğunu koruması için vermiş.
Kas gücü, korunması gereken varlıklara yönlendiriyorsa yaradılışına ihanet ediliyor demektir' dedi.